İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
Özal itirafı
Özal itirafı
Alan formayı kaptı
Alan formayı kaptı
Yazı Detayı
27 Mart 2020 - Cuma 07:03
 
TİFLİS’E GİDİYORUZ
Süleyman KUMAŞ
kumassüleyman@hotmail.com
 
 

TİFLİS’E GİDİYORUZ

Herkese selam! Aslında bana çok yakın bir mesafede bulunmasına rağmen bugüne kadar pek çok kez ertelediğim Tiflis seyahatimi nihayet gerçekleştirdim ve gezi notlarımı çıkardım. Şimdiye kadar gezdiğim pek çok yer içinde yaptığım en net çıkarımlardan biri de şudur ki insan, gezmeye dedense hep kendisine uzak olan yerlerden başlıyor. Her şeye rağmen açık söylemek gerekirse, Tiflis turundan çok fazla bir beklentim yoktu. Bu eski Sovyet şehri için çok iyi diyen de oldu, çok kötü diyende. Zaten dünyayı da hep bu ikilem cümleleri arasında yerimi almak için gezdim desem yeridir. Bazen bir filme çok kötüydü derler, o filme kendim gidip bu kararı yine kendim vermek isterim. Benim dilim döndüğünce anlatayım o vakit sonra buna hep birlikte karar verelim, şimdi önyargılardan sıyrılmanın ve Tiflis sokaklarını keşfetmenin vaktidir haydi buyurun!

Eğer kara yolunu kullanacaksanız ki tavsiyem odur, Gürcistan’ın Türkiye’ye kapısı olan ilk şehri Batum’dur. Batum’a gelirken yanınıza yeni çipli kimlik kartınızı almayı unutmayın çünkü eski kimlik kartları artık kapılarda kullanılamıyor ve ülke vize uygulamıyor. Pasaportlu girişin de mümkün olduğunu hatırlatarak sizden temsili küçük bir işlem ücreti aldıklarını da söylemem lazım. Size, girişinizden sonra artık geçici kimliğiniz yerine geçecek ve asla kaybetmemeniz gereken küçük bir evrak verecekler. Bu evrakı Türkiye’ye giriş yapana kadar saklamalısınız. Eğer girişinizi kendi aracınızla yapacaksanız ki araç, süren kişinin üzerine değilse giremeyecek, araçla sadece sürücünün geçmesine müsaade edecekler. Gittiğiniz dönemin durumuna da bağlı olarak içeride oluşacak uzun kuyrukları da hesaba katarak bir an önce işlem kulübelerine ulaşmanızı tavsiye ederim. Tüm işlemler bitti ve artık Gürcistan’dasınız. Eğer kendi aracınız ile geldiyseniz burada zorunlu sigorta yaptırmanız gerekiyor ki bunun bedeli 60GEL yani yaklaşık 150TL civarında (2019 senesi için). Bunu kapıdan girişte yaptırırsanız sigortacılar komisyon alabiliyor. O yüzden tavsiyem, Batum’a doğru giderken ilk köprüyü geçtikten sonra sağda ki tır garajının içinde küçük bir kulübe var onun içinde devlet kanalına bağlı resmi işlemlerinizi gönül rahatlığı ile ve güvenle yaptırabilirsiniz. Henüz paranızı change etmediyseniz kredi kartı da kullanabilirsiniz ancak kartınızın yurt dışı kullanımına açık olduğundan emin olun. Aman ne zor işlermiş ben uğraşamam derseniz zaten aracınızı Sarp sınır kapısında 24 saat açık otoparklara uygun fiyatlarla teslim edebilir, içerde zaten uygun fiyatlı taksilerin keyfini çıkarabilir ya da benim yaptığım gibi daha da kolayı yaşadığınız şehirden bir tur firması ile anlaşıp gittiğiniz şehirde sadece keyfinize bakabilirsiniz.

Eğer rotanız direk Tiflis değil ise ve gelmişken Batum’da da vakit geçireyim derseniz iyi edersiniz çünkü burası da en az Tiflis kadar ünlü ve gezilesi bir şehir. Ben burada yörenin enfes lezzetlerini tattım ve şehrin harika siluetini en iyi görebileceğiniz yerden biri olan tren garının hemen önündeki sahilde epey bir vakit geçirdim. Bu arada unutmadan garın içerisinde iki tane elektronik mağaza var ve fiyatlar Türkiye’ye göre inanılmaz uygun. Tren ile seyahat edecekler için burayı görmenizi tavsiye ederim ki şehir merkezine çok yakın. Bu arada Batum ile Tiflis arası yaklaşık 5 saat sürüyor ve 90Gel civarında bir gidiş dönüş tutarı var ki bu da yaklaşık 150TL yapıyor (2019 yılı için). Neyse benim trenin saati geliyor hadi ben trene, rayların üzerinde devam ederiz.

     

 

Tiflis’e sizi çeken şeylerin başında vizesiz hatta pasaport bile gerektirmeden sadece çipli kimliklerle gidilebilen bir yer olması geliyor. Onun dışında kendine özgü sokakları, modern ve geleneksel yapıların bir arada yaşaması ve sürekli canlı oluşuyla Tiflis şimdiden övgüleri hak etmeye başladı bile. Ama önce Batum ile veda vakti…

Tiflis’e ulaştığımda gecenin karanlığından çok bir şey anlamadım ancak gece siluetinden bir biblo şehrinde olduğumu tahmin edebiliyorum. Sabah uyandığımda ilk iş kaldığım otelin perdesini aralamak oldu. Bir şehre ilk kez geliyorsam ve bu geceye denk gelmişse, sabah uyandığımda o perdeyi açmak garip ama nasıl heyecanlı anlatamam. Dışarıda güzel bir hava vardı ama gece yaptığım tahmini biraz daha kuvvetlendirmek için daha yüksek bir yere çıkmalıydım ya da sokağa! Sizce hangisini yaptım?

Tiflis’te Sokak aralarında gezerken muhakkak virane yapılarla karşılaşacaksınız ki bunlar, artık korunduğundan mıdır yoksa üşengeçlik mi bilinmez gerçekten şehre efsane ötesi mistik bir koku bırakıyor. Ana caddeden bu eski sokak aralarında yaşayan evlere çıktıkça, post modern bir şehre adım attığınız gerçeğini kabullenmeye başlıyorsunuz. Gittiğim her şehirde ara sokak yaşantısı ilgimi çekse de burası bir başka. Burada bir koku var. Hayır, özellikle bir şey kokmuyor ama o ara sokak kokusu vardır ya öyle tılsımlı geliyor ki “beni takip et” der gibi, tecrübeli bir rehber gibi bütün sokağı gezdiriyor size. Bu sokaklar sizi muhakkak güzel bir cafe ya da bara çıkaracak hatta bir meydana veya gençlerin toplandığı turistik bir alana ama muhakkak güzel bir yere, kokuyu takip edin biblolar şehrine hoş geldiniz!

Derleme başlıklar altında size Tiflis’i ve bu renkli şehirde yapılabileceğiniz şeyleri anlatacağım ilk olarak Tiflis’e ne zaman gidilir konusu ile başlayalım  ki bence en önemlisi haydi peşimden gelin Tiflis’e gidiyoruz!

Tiflis’e Ne Zaman Gidilir?

Bence her şehrin en iyi olduğu bir zaman vardır. Eğer gittiğiniz bölgenin kendine has bir festivali, tarihi bir zamanı ya da benzer ekstremleri yoksa coğrafi şartlarına göre o bölgeyi ziyaret etmeniz en güzeli. Yaz aylarında 35 dereceleri bulan hava sıcaklığı tamamen yürüyerek gezilmesi gereken bir şehir olan Tiflis’te sizi bir hayli zorlayacaktır. Bu arada festival ve özel gün demişken, aynı zamanda Gürcistan’ın başkenti olan Tiflis’te 1979’dan bu yana Ekim ayının ilk haftası içinde yapılan ve 2 gün süren festival içinde; caz, film, tiyatro ve şarap festivallerini de barındırıyor. Bu bölgeyi ziyaret etme fikriniz varsa, size tavsiyem odur ki Ekim ayı bu bölgeyi ziyaret için en iyi zamanlardan biri.

Tiflis’te Ne Kadar Kalınır?

Hafta sonuna sığdırırım derseniz ve gelmişken öyle bi görünüp çıkayım derseniz çok yorulursunuz ama şöyle bir 3-4 gün ayırabilirseniz tadından yenmez. Hafta sonuna denk getirirseniz ve eskiye merakınız varsa sokaklarda çok güzel bitpazarları kuruluyor benden söylemesi. Gerçi onların parasının bizim paramızdan iki kat daha değerliği olduğunu düşününce o güzelim eşyalara “çok pahalı değmez” yorumu yapacaksınız gerçi olsun gezmesi, dokunması bile güzel. Ben olsam sadece bir günümü (mümkünse Pazar günümü) bu bitpazarlarına ayırırım.

 


Tiflis Ucuz Bir Şehir Mi?

Tiflis’e gelmeden önce okuduğum blog ve gezi yazılarında herkes bu şehrin ucuz olduğundan falan bahsetmiş ama bence çok alakası yok ya da benim geldiğim yıl olan 2019 yılında kurlar baya baya değişmiş. Ben elektroniği biraz ucuz buldum ki zaten artık vergi zamlarından sonra onun da ülkemizde bir esprisi kalmadı. Fiyatları hemen hemen aynı ama asla Türkiye’den daha ucuz bir şehir değil bunu bilerek gidin.

Tiflis’te Nerede Kalınır?

Aranızda abartıyor olduğumu düşünenler olacaktır ama şimdi size tavsiye edeceğim hostel bile sadece bu şehre gelmek için bir sebep! Evetevet yanlış duymadınız bir müze gibi, bir okul hatta evet bir fabrika gibi içinde her şey var. Yemek yiyebileceğiniz cafelerden tutun da; barlar, mağazalar, restoranlar, bazı el sanatları atölyelerini bile bulabilir hatta bu etkinliklere katılabilirsiniz. Acayip eğlenceli bir yer! Etrafında, sizi keyiften deliye döndürecek grafiti duvarlar, konsept köşe başları ve küçük çaplı partileri olan bir konaklama alanı düşünün. Heh işte orası Fabrika Hostel! Uğrayın pişman olmayacaksınız.

Tiflis’te Ulaşım

Tiflis aman aman büyük bir şehir olmasa da taksi veya diğer toplu taşıma araçlarına ihtiyaç duyacaksınız. Ana cadde üzerinde duraklarına ulaşabileceğiniz eski metro ile bir resital yaptıktan sonra yorulma eşiğinize göre taksi kullanabilirsiniz fakat dünyanın her yerinde olduğu gibi buradaki taksicilerle de sıkı bir pazarlık yapmayı unutmayın. Yine de size ek bilgi olarak şunu bilmenizde fayda var; taxify ya da yeni ismiyle bolt olarak bilinen uygulamayı indirerek de ulaşım konusunu halledebilirsiniz. Genelde yurt dışında hayat kurtaran bu uygulama çok bilinen uber kafasıyla aynı kafaya sahiptir hatta daha uygun fiyata seyahat etmenizi sağlar bir denemekte fayda var derim.

 

 

Bu sarı otobüsleri kullanarak şehir içinde ya da havaalanı, terminal gibi yerlerden seyahat etmek isterseniz otobüs kodlarına göre bu ulaşım aracını da tercih edebilirsiniz ki taksinin 50 liraya gideceği yere bu şirin otobüslerle 1 liraya gidebilirsiniz.


Tiflis’te Gezilecek Yerler

Ulaşım, konaklama, yeme-içme, pahalılık seviyesi konularını tamamladıysak artık çantaları sırtlanıp şehri gezmeye koyulalım! Yazının en başında da dediğim gibi Tiflis’ten çok büyük bir beklentim yok ama OldTbilisi denilen yeri öyle çok merak ediyorum ki hele içindeki o eğri saat kulesini görmek için sabırsızlıktan ölebilirim.

 

OldTbilisi

Hatta direk bu eski şehirden başlayalım ve önce eğik saat kulesine gidelim.Saat kulesinin eğik olması ve farklı parçalardan meydana gelmiş gibi durması ruhsuz bir modernleşmeye karşı sanatsal bir tepki olarak da ifade ediliyor.Kule çok eski bir yapı gibi dursa da inşaatı 4 yıl sürmüş ve 2010’da ziyarete açılmış. RezoGabriadze Kukla Tiyatrosu’nun hemen yanına inşa edilen bu kule, her saat başında bir çan çalarak içinden çıkan kuklalar ile ünlenmiş. İçinden çıkan kuklalar ise, bir kadın ve bir erkeğin tanışmasını, evliliklerini, çocuklarını ve ölümü tasvir ediyor. Çok benzerini daha önce Prag’a gidenler hatırlayacaklar ki orada da Astronomik Saat Kulesi ve 12 havarilerin kukla olarak tasvir edildiği bir buluşma noktası var.

 

ChreliAbano’nun yani o her Tiflis fotoğrafında muhakkak gördüğünüz dışı çinili ve müzeye benzeyen fakat ne olduğunu öğrendiğinizde muhtemelen şaşkın bir ifadeyle kalakaldığınız o bölgeye doğru ilerliyoruz. Burnunuza sülfür kokuları alacaksınız çünkü buradan çıkan sülfürlü sular aslında şifalı sülfür hamamlarının olduğu bölgeye geldiğinizi anlatmaya çalışıyor. O dışı harika çinilerle bezeli yer de aslında bir medrese değil, sülfür hamamı. Evet.



Narikala Kalesi

Tiflis’in merkezinde yer alan ve 4. yüzyılın sonlarına doğru yapıldığı söylenen Narikala Kalesi, yürüyerek de gezilebileceği gibi teleferik ile de ulaşılabilen bir noktada. Teleferik ulaşımı esnasında göreceğiniz manzaraları sürekli fotoğraflayın, teleferiğe binmeden önce bataryanızı fulleyin çünkü yukarıdan aşağı gelene kadar makineyi ya da telefonu elinizden bırakmayacaksınız. Kaleye çıktığınızda ise hediyelik eşyalar, çiçek satan yöre halkı, müzik yapan yaşlı amcalar göreceksiniz hepsi birbirinden tatlı. Burada yöresel kahve ve diğer meşrubatların tadına bakabilir kale manzarasının keyfini çıkarabilirsiniz.
 

 


Şehir merkezinin neredeyse tamamından görülen ve Gürcü Ana olarak da bilinen “KartlisDeda” heykeli kale yolculuğunuzun sonunda sizi selamlıyor olacak ki gerçekten büyüleyici bir ihtişamı var. Şehrin en önemli simgelerinden biri sayılan orijinal ismiyle “KartlisDeda”;bir elinde dostları selamladığı söylenilen şarap kadehi ve diğer elinde düşmanlara korku salan kılıcı ile şehri tepeden seyrediyor.

 

Rustaveli Bulvarı

Rustaveli Bulvarı ismini Ortaçağ’da yaşamış Gürcü şair ŞotaRustaveli’den alıyor. 1,5 km uzunluğundaki bulvar size avrupada bir caddede olduğunuz hissini yaşatıyor ki ben buranın genişliğini ve hareketini, Paris’te bulunan ve Şanzelize Caddesi diye bilnenChampsElysees’ebenzettim. Bulvarın üzerinde fotoğraf çekmeye doyamayacağınız güzellikte farklı bina cepheleri var. Bulvar boyunca hükümet binası, kültür binaları, çeşitli iş merkezleri ve alışveriş merkezleri ile yerel konutlar bulunuyor. Ayrıca Gürcistan Parlementosu, Tiflis Opera ve Bale Tiyatrosu ileKaşveti Kilisesi gibi pek çok önemli yapı yine bu bulvar üzerinde bulunuyor.

 

Caddeyi yürümekten sıkılmazsanız eğer her iki tarafında sonunda sizi harika meydanlar bekliyor ama umarım siz Sovyet döneminde Lenin Meydanı olarak kullanılan ve şehrin doğu tarafında bulunan Özgürlük Meydanı tarafına çıkarsınız.Özellikle Özgürlük Meydanı tarafına ulaştıktan sonra sokak aralarında kaybolun ve yerel lezzetlerin tadına bakmayı ihmal etmeyin.


Sameba Katedrali

Bu noktada bir itirafta bulunmalıyım ki Roma’yı, Paris’i hatta Ljubljana’yı bile daha kısa sürede yazmıştım. Gezmesi çok tatlı ama Gürcistan yapıları hakkında neredeyse hiçbir kaynak yok. Tiflis’te gezilecek o kadar çok yapı ve yer var ki hepsi birbirinden harika ama ne yazık ki buraları gezmeden önce bilgi edinebileceğiniz pek fazla doğru kaynak erişimi yok. Yani en azından diğer şehirlere göre diyelim ve Sameba’ya geçelim. Çünkü burası beni giriş kapısından itibaren heyecanlandırmıştı ki heyecanım hala içimde.

 

 

Buraya, kalabalığa yakalanmadan sabah erken saatlerde gitmenizi tavsiye edeceğim çünkü fotoğraf çekilecek çok fazla alan var ve insan, kalabalıkta rahatça gezemiyor veya görüntü alamıyorsunuz. Katedral hakkında biraz da yapının yeni olması hasebiyle çok fazla bilgi yok ancak bildiğim kadarıyla 2004 yılında inşaatı tamamlanmış ve bu haliyle ülkenin en büyük dini yapısı ünvanını almış.

 

Bridge of Peace

Bu köprüye o kadar haksızlık yapılıyor ki, hem şehrin insanı sevmiyor hem de gelen turistler çevre dokuyla alakasız olduğunuz savunuyor. Bir mimar ve gözüne güvenen bir fotoğrafçı olarak hepsine karşı dimdik ayaktayım. Şimdi bunu size ispatlayayım. İtalyan mimar Michel De Lucchi tarafından tasarlanan Bridge Of Peace’i çok seviyorum. Bu köprü eski ve yeni Tiflis’i birbirine bağladığı için şehrin tam ortasında bir zaman tüneline girmişim hissi veriyor bana. Üstelik köprü üzerindeki açıdan dolayı daha net bir şekilde görebildiğim Narikala Hisarı ve KartlisDeda ise yanında bonus puan!

 

 


Aghmashenebeli Caddesi

Burası sanrım dünyada gezdiğim en garip caddelerden biri. Karpuz yiyip kavun tadı almak gibi çünkü sokak tam bir Berlin ama her yerde kebap, lokanta tabelaları var her yer Türk ve dönerci. Bu Avrupai yerde gezdikçe içimden, tarihimizi korusaymışız bizim de böyle cephelerimiz ve caddelerimiz olacakmış dedim vallahi dertlendim… Neyse hadi biraz bit pazarı gezelim.


Dry Bridge Market

Bit pazarı lafını çocukken duyunca bile çok ilgimi çekerdi, içinde bit geçiyor ya nasıl bi yer diye çok merak ederdim. Yaşadığım şehirde sözü çok geçerdi çünkü bizim de bir bit pazarımız vardı ve çarşıya çıkacak yaşlara geldiğimde benimde içinden çıkamadığım bir yer haline gelmişti.

 

 

Ev eşyasından tutun, gaz maskesine ve gramofona hatta kitap ve elbiseye kadar her şeyi bulmak mümkün ama burada vakit geçirmek aşırı eğlenceli özellikle retro seviyorsanız. Geneli açık bir alana kurulu olduğu için yağışsız bir havada gitmenizi tavsiye ediyorum. Fiyatlar konusuna hiç girmek istemesem de “eskiye rağbet olsaydı bit pazarına nur yağardı” sözünün burada geçmediğini söyleyeyim. Çünkü bu pazara nur yağmış hem de ne nur!

Tiflis Füniküleri

Tiflisfüniküleri dünyanın en güzel tramvay hatlarından bir tanesidir. Kentin neredeyse tamamını tepeden görme şansı tanıyan bu ulaşım aracı hem uygun fiyatlı hem de oldukça keyifli. Bu hattın sonunda harika bir yeşil alana ve çok güzel bir eğlence parkı olan Mtatsmianda’ya ulaşıyorsunuz.

          

 

Burada farklı bir dondurma türü vardı ve şuanda adını unuttuğuma ve notlarıma almadığıma inanamıyorum bunun için çok üzgünüm ama zaten gidince görecek ve tadına bakınca ben buna bu kadar parayı neden verdim diyeceksiniz keyfiniz kaçacak. Sonrasında zaten yediğiniz şeyin adını unutmanız işten bile olmayacak demedi demeyin. Bu arada bilet ücreti ne kadardı diye sorarsanız 14Gel kadar diye hatırlıyorum ve sene 2019 sonu arkadaşlar, gidiş dönüş olarak değerlendirince bence fiyat gayet normal ki yaklaşık 30TL civarında yapıyor. Zirvede eğlenceli bir park göreceksiniz ve burada genelde çocukların eğlendiğine tanıklık edeceksiniz aramızda benim içimdeki çocuk hala ölmedi diyenler varsa buyursunlar. Kendini daha yaşlı hissedenler ise şehri daha yukarıdan görebilecekleri dönme dolap ile kendilerinden geçebilirler.

Efendim velhasıl kelam Tiflis’te daha gezilecek görülecek onlarca yer var, ben gittiğim ve gitmediğim birkaç yerini paylaşabildim sadece. Belki yazının devamı gelir kim bilir… Şimdilik biz bu kadarıyla yetinelim, daha sonra yeni bir Tiflis macerasında yeniden görüşelim, hoşça kalın.

 

 
Etiketler: TİFLİS’E, GİDİYORUZ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Haziran 2017
TARIMINA, HANIMINA, ÇALIMINA, …MINA
14 Aralık 2013
PARİS - 2
01 Aralık 2013
BRÜKSEL’E İŞEYEN ÇOCUK - 2
24 Kasım 2013
BRÜKSEL’E İŞEYEN ÇOCUK
29 Eylül 2013
ÇİÇEKLİ BALKONLARI VE ROMANTİK KANALLARIYLA AMSTERDAM
22 Eylül 2013
HANNOVER'DEN AMSTERDAM'A
09 Eylül 2013
MASALLAR ŞEHRİ PRAG
21 Ağustos 2013
PARDON SİZ TÜRK MÜSÜNÜZ?
17 Ağustos 2013
BABA, OĞUL ve KUTSAL RUH, BİR BİSİKLETTE
07 Ağustos 2013
BUDAPEŞTE’DE YANIMA İKİ JAPON KIZ YANAŞIYOR VE…
01 Ağustos 2013
BİLMEDİĞİM İKLİMLERDE NEŞET ERTAŞ SÖYLEMEK
24 Temmuz 2013
ÜSKÜP’TE İKİ TÜRK
10 Temmuz 2013
15 GÜNDE 15 ÜLKE FOTOĞRAFLAMAK
22 Haziran 2013
RAMAZAN YUFKASI
30 Mayıs 2013
AYASOFYA’YI KİLİSEYE ÇEVİRİN
21 Mayıs 2013
FUTBOL SPOR MUDUR?
08 Nisan 2013
BELEDİYE BAŞKANINDAN MUAVİN (!)
25 Mart 2013
BİR GEZİ YAZISI: BATUMİ
10 Mart 2013
TÜRKİYE’NİN EN MEDYATİK İSİMLERİ TRABZON’DA
26 Şubat 2013
TRABZONLU GÜNLER
18 Şubat 2013
TRABZON’UN SAĞLIĞI KİME EMANET DERSİNİZ?
11 Şubat 2013
MEMLEKETİ YOLU, EVİ TUVALETİ GÖSTERİR!
28 Ocak 2013
Keser Döner Sap Döner, Gün Gelir Hesap Döner
19 Ocak 2013
DOLMUŞA ZAM, ÖĞRENCİYE HÜSRAN
15 Ocak 2013
TRAFİK VE MUTLULUK
06 Ocak 2013
TERCİHEN ODTÜ’LÜ “ELEMAN” ARIYORUZ!
01 Ocak 2013
MİMAR GÖZÜYLE TRABZON’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM
24 Aralık 2012
YAZ OĞLUM
16 Aralık 2012
TRABZON’DA OYUNCU ARANIYOR
10 Aralık 2012
BİR ÖĞRENCİ UZATIR MISIN ABİ?
08 Aralık 2012
PARİS
02 Aralık 2012
AHMET KAYA’YI MASUM SANAN ROJDACANLAR(!)
18 Kasım 2012
VERDİN Mİ DA İSTİYSIN?
11 Kasım 2012
CENNETİN YERYÜZÜNDEKİ YANSIMASI: TRABZON
04 Kasım 2012
TRABZON’UN ENGELİ YOK!
29 Ekim 2012
CUMHURİYETİNİZ KUTLU OLSUN!
18 Ekim 2012
MİMAR SİNAN’IN “BAŞI” NEREDE?
06 Ekim 2012
SURİYE VURDU, GOL OLDU!
29 Eylül 2012
Trabzon Kampüsü
13 Eylül 2012
YASİN “HAYAL” DEĞİL (!)
09 Eylül 2012
SAMİMİYET-SİZSİNİZ(!)
29 Ağustos 2012
1. öğretim: Öğrenci 2. öğretim: Müşteri
17 Ağustos 2012
ESKİ BAYRAMLAR
05 Ağustos 2012
SON RAMAZAN
28 Temmuz 2012
2012’DE TERCİH TÜYOLARI
18 Temmuz 2012
MAVİ SANDALYELİ YUNAN HİKÂYESİ
14 Temmuz 2012
İKİ “PARTİLİ” KOMEDİ
29 Haziran 2012
Şimdi AB’li Olduk: A-lfa-B
22 Haziran 2012
Vatan Sağolsun
15 Haziran 2012
KÜRTÇE’Yİ ÖĞRENİYORUM(!)
08 Haziran 2012
AK CHP
01 Haziran 2012
ŞİKELİ KÜRTAJ
26 Mayıs 2012
SAYIN ÖCALAN (!)
19 Mayıs 2012
19 MAYIS GENÇLİK KATLİAMI
12 Mayıs 2012
ANNELER GÜNÜNÜ KUTLAMAYACAĞIM (!)
12 Mayıs 2012
ANNE OLABİLİR MİSİN?
05 Mayıs 2012
Televizyonlu radyo
28 Nisan 2012
Plaktan Hayat
14 Nisan 2012
NE ÇEKTİN BE ÇÖMLEKÇİ NE ÇEKTİN!
10 Nisan 2012
BURASI TRABZON(!)
02 Nisan 2012
BUGÜN SON GÜN
05 Mart 2012
DOLMUŞ ZAMLANDI MI, ZAMLANMADI MI?
30 Kasım -0001
PRAG’DA Kİ TRABZONSPOR
Haber Yazılımı