Yazı Detayı
31 Mayıs 2019 - Cuma 16:40
 
SIRADA KİM VAR?
Hilal Savran
hilalsavran22@gmail.com
 
 

Öyle günlerden geçiyoruz ki ifade özgürlüğünü unutan, eleştiriye kapalı birer canavar olarak kodlanıyoruz.

 

Daha nasıl izah ederim inanın bende pek bilmiyorum. Çok utanç verici hatta küçük düşürücü, bireyler olarak her şeyin anasını ağlatıyoruz. Ahlak, edep, haya kısacası bir karakteri oluşturan ne var ise hepsini mahvettik hatta içine etmek istediler bizlerde göz yumduk.

 

Vicdanım rahat çok şükür hiçbir zaman bu oyunun bir parçası olmadım. Türklüğe karşı kim var ise dimdik karşısında durmaya tavır aldım. Şimdi öyle olduğunu zannedip aslında olamayanlara seslenmek istiyorum!

 

Peki kim bunlar değil mi?

Ortamı bu denli gerip, kutuplaştırıcı bir iklim yaratan seni benden, beni de senden koparıp araya siyaseti sıkıştıranlar ve bunun üzerinden yürüyenler.

 

Ahlaki etik demek istiyorum ama diyemiyorum, siyasi etik demek istiyorum yine diyemiyorum. Çünkü iyiye dair ne varsa sömürüldü. Bahsedeceğim olayda tamda buradan patlak verdi.

 

Birkaç zamandır maruz bırakıldığımız, her basın organınca lanse edilmeyen, haber değeri görülmeyen demokratik(!) ülkemizin gerçeği.

 

Usta gazetecilerin darp edilerek iş göremez hale getirilmesi!

Sebep?

Çok basit, istenileni yazmayıp muhalif kanatta yer almaları, kısacası haksızlık karşısında susmayıp bunu kendi bakış açıları ile kendi köşelerine taşımaları.

Bu durum önce İYİ Parti lideri Meral AKŞENER’İN evinin önünde patlak verdi. Kendini milliyetçi atfedip bu denli çirkinliği yaptığı için kendileri ile gurur duyan bir kitle!

 

Ne acı değil mi? Milliyetçilik kimlerin elinde ne hale getiriliyor!

 

Bugünlerde aynı kadronun ikameleri önce Yeniçağ Gazetesi yazarlarından Yavuz Selim Demirağ’a ardından Oda TV yazarlarından Sabahattin Önkibar’a saldırdı. Parayla değil sırayla dercesine her ay ya da her hafta liste halinde saldırı hazırlığındalar.

 

Anlayamadığım onca şeyin arasında bu kitleye şunu sormak istiyorum, adaletin kıyıma uğradığı, tecavüzcülerin, hırsızların tam anlamıyla yargılanmadığı yerde buna ses çıkaramayan kitlenin bu adamlara saldırması neyin kafası! Komik değil mi sizce de yoksa buna bir tek ben mi gülüyorum.

 

Ya da ülkemizde dönen yolsuzluk dosyalarına ses çıkarmayan ona keza Suriyelilerin memlekete verdiği hasarı görmeyenler ezcümle mecliste bulunan terörist kılıklı vekillere çıt çıkaramayan kitleler ucu kendi menfaatine dokununca mı ses çıkarmak istiyor orası da ayrı bir tartışma konusu.

 

Söylenecek çok şey var lakin basın yayın etiği bunu kaldırmaz diye düşünüyorum. Bırakın herkes istediğini söylesin, bu size ne kaybettirir ki? Herkes herkesi sevmek zorunda değil, belli saygı kuralları çerçevesinde yazıyorsa bu kimseyi rahatsız etmemelidir.

 

Bu çirkin saldırılar bu iki duayen gazeteciye oldu eğer ki devam edecekse o zaman buradan şunu mu anlamalıyız?

Biz bu iddiaları kabul ediyoruz, siz bunu dile getirip insanlara bizi o şekilde anlatıyorsanız bedelini de böyle ödersiniz, ödetiriz.

 

81 milyonluk Türkiye Cumhuriyetinde herkes herkesle aynı fikirde olamaz olmamalı. Herkesin aynı fikirde olup aynı şeyi savunması için karşıdaki insanın kusursuz ve hatasız olması lazımdır. Buda mümkün olmayacağına göre o halde Sabahattin Önkibar ve Yavuz Selim Demirağ iyi anlanıp okunmalıdır. Böyle olmadığı takdirde bunun arkası hiçbir zaman kesilmeyecektir.

 

Şu günlerde tek merak ettiğim sırada kim var? Malum bu saldırı failleri ödüllendirilirmişçesine serbest bırakılıyor. Haliyle insan adaleti unutuyor sırada kim var diye düşünüyor, düşünmeli de. Bugüne değin bu denli çirkin saldırılara maruz bırakılan gazetecilerimize geçmiş olsun dileklerimle. Her şey aydınlık yarınlar için!

 

 
Etiketler: SIRADA, KİM, VAR?,
Yorumlar
Haber Yazılımı