Yazı Detayı
21 Haziran 2014 - Cumartesi 16:54
 
Politik Raund
Saime Tekke
sametksame@yahoo.com
 
 

Cumhurbaşkanlığı seçimine az bir süre kala adaylar yavaş yavaş netleşmeye başladı. AK Parti ve HDP-BDP henüz adaylarını açıklamamışken, CHP ve MHP’nin “Çatı aday” olarak üzerinde

uzlaştıkları isim; 9 sene İslam İşbirliği Teşkilatı eski Genel Sekreterliği yapmış, Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu oldu. Burada adayın ya da olası adayların özgeçmişleri, bu işi nasıl kotaracaklarından ziyade, adayları seçmede baz alınan kriterleri ve partilerin izledikleri stratejileri olası sonuçlarıyla ele alalım; bu değerlendirmeyi de adayını belirlemiş olan MHP ve özellikle CHP üzerinden yapalım..

 

    Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığı MHP’de sert bir muhalefete maruz kalmazken, CHP yönetiminde ve parti tabanında ayrık ve muhalif sesler, adaylığın açıklanmasıyla birlikte kamuoyunda geniş yankı bulmuştur. Öyle ki; CHP milletvekilleri Emine Ülker Tarhan ve Süheyl Batum söz konusu aday tercihini, sert bir dille eleştirmişlerdir; üstelik bu sertlik Batum’un “Babam gökten inip gelse, siyasal islamcı birine destek olmam” ifadesiyle ideolojinin kırmızı çizgisini de belirlemiş oldu.

 

    Peki partiye rağmen, CHP’yi böyle bir aday belirlemeye iten neydi?..

   

    17 Aralık yolsuzluk operasyonu ile elindeki doneleri seçim meydanlarında etkili şekilde kullanmasına rağmen, 2014 yerel seçimlerinde istediği başarıyı elde edemeyen CHP, işi şansa bırakmamak adına ve Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda, olası başkanlık sistemi tehlikesinin ağırlığı da göz önünde bulundurularak, rakibin malzemesiyle yine rakibin sofrasına oturmayı hedefleyen bir hamlede bulunmuştur. Aslına bakarsanız bu, galibiyet uğruna gelinen, adeta zorunlu bir girişimin adıdır. Skor endeksli bu yaklaşım, partinin esas duruşundan taviz verilerek, hedefe tam isabet derdine odaklanmıştır. Partilerin cumhurbaşkanlığına atfettiği değer, eylemi; içerikten ziyade, sonuç odaklı bir bakış açısına sürüklemiştir. Bu sefer alınan risk; “Parti için, partiye rağmen” şeklinde olmuştur.

 

    Diğer taraftan, CHP’nin siyasal islamcı kimliği ön plana çıkan bir aday belirlemesi; AK Parti’nin rakiplerini kendi çizgisine çekme, oyunu kendi kurallarıyla oynamaya mahkum etme başarısı olarak mı, ezber bozan bir çıkışla, oyunun kurallarını yeniden yazma alanı yaratan muhalefet başarısı olarak mı görülmeli..

 

    Siyasi bir manevra şeklinde okuyabileceğimiz bu tablo ile; muhalefetin tavlada zar atan hareket tarzı, satrançta şahı mat etme şeklinde evrilmiş, siyasi arena değişkeni bol bir düzleme çekilmiştir. Buna rağmen, rakip – e göre belirlenen, temel – e rağmen inşa edilen çatının malzemesinde “Siyasi acziyet” yattığını söylememiz de mümkündür.

 

    Raundların çekişmeli geçeceği şüphesiz, bir adayla nakavt ihtimali de zor görünüyor; öyleyse son raund ülkemiz için hayırlara vesile olsun.. "Güçlüler değil, haklılar kazansın".. 

 

 

 

 

 
Etiketler: Politik, Raund,
Yorumlar
Haber Yazılımı