Yazı Detayı
14 Aralık 2013 - Cumartesi 16:38
 
PARİS - 2
Süleyman KUMAŞ
kumassüleyman@hotmail.com
 
 

Bizim “Sen Nehri” olarak bildiğimiz “Seine Nehri” tüm ihtişamı ve romantik cilvesiyle, aslında onun yanından geçen aşıkların kalbine akıyor. Bu nehir yıllar boyu, pek çok erkeğin evlilik teklifine “evet” demiştir. Türkiye’den ayrılmadan önce Avrasya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Ali Üren Hocamın yanına uğradım ve yine bir etkinlik için ondan üniversitemiz adına müsaade istiyordum. Daha önce, bir dönem Paris’te bulunduğunu bildiğim hocama, birkaç hafta içinde Fransa’da olacağımı ve oradan bir şey isteyip istemediğini sordum. O da bana “Seine Nehri’nin kenarında birkaç romantik adım da benim için at” demişti. Sayın dekanımın o özel isteğini yerine getiriyorum şuanda, mutluyum…

***

… ve nihayet çocukluk hayalim Eiffel karşımda duruyor şuan! Ağzım açık kaldı derler ya hani arkadaşlar, evet o deyim doğrudur onu yaşamayan bilemez. Ağzım açık kaldı yani bildiğin açık kaldı… Eiffel’i uzaktan uzun uzun izledim daldım, çocukluğuma gittim… Nerdeeen nereye gibi bir hayalle devam edecektim ki, koluma sarılan beş parmakla irkildim. Bir zenci. Bir şeyler anlatmaya çalışıyor bana ve ısrarcı: “hello my friend; five, one euro (merhaba arkadaşım –elindeki anahtarlık, magnetleri göstererek- 5 tanesi 1 Euro). Hayalimi yarım bırakan, bozuk aksanlı Senegalli o çocuğa mı kızsaydım yoksa buraya neden daha önce gelmediğime mi! Neyse çocuk uzaklaşıyor, ama bu kez birkaç tanesi daha sarıyor beni. Türkçe bilmiyorlar, ama emin olun hepsi birer insan sarrafı ve sizi çok iyi tanıyorlar! Mesela sizin onlardan kaç tane magnet ya da meşhur Eiffel anahtarlığı alacağınızı sizden daha önce bilip ona göre siz paranızı çıkarana kadar, onlar da sizin hediyelikleri çoktan hazırlamış oluyorlar. Enteresan değil mi? Evet bence de J

***

Eiffel kulesi önünde minik bir pankart hazırlayıp fotoğraf çekindim ve hemen bu pankartı sosyal medyada (twitter.com/suleymankumas) paylaşıp tıklama rekorunu kıracağım şeyi başlatmış oldum. Elimdeki dövizde “Anneciğim ve Babacığım Sizi Çok Seviyorum” yazıyordu. Annem ve Babam… Çocukluk hayalimin başkahramanıydı onlar, onları burada nasıl unutabilirdim!

***

Hızlıca yürüyüp hemen kulenin altına doğru geldim, bu tarafa doğru gelirken dünya çapında ünlü bir sürü arabaya rastlıyorum. Onlarla da fotoğraf çekinmeyi ihmal etmiyorum tabi. Eiffel’in tam altındayım ve kulenin tepesine çıkıp çıkmamak konusunda kararsızım. Bilet fiyatlarını sorduk ve yaklaşık kişi başına 20Euro ödememizi söylediler ve bu da yaklaşık 50 Türk Lirası ediyordu. Bundan sonra gezeceğim 7 ülkeyi de düşününce bu fikirden hemen vazgeçiyorum. Zaten vaktim yoktu(!)

Eiffel’e kaşı bir gelin ve damadı fotoğraflayarak aslında onlardan bir nevi iş almış oldum. Trabzon’da yaptığım dış çekimler için Paris’te ayağıma gelen bir şans kapısı olmuştu bu. Fransız bir çifti Eiffel’in altında gelinlikle ve şık bir damatlıkla fotoğraflıyorum. Çok keyifli…

***

Deli gibi fotoğraf çekiyorum, çimenlere yatan insanlara sokak sanatçıları da eklenince değmeyin keyfime. İleride Hummer marka bir limuzin Jeep görüyorum. İçinde, yaşları 20 ile 30 arasında değişen kızlar var. Ve aralarında bir gelinlikli kız daha... Bir düğün işi daha alır mıyız haydi ya Allah derken baktım kızlar beni çağırıyor. Merhaba dedim ve direk konuya girdiler, arkadaşlarının son gecesinde onların bekârlık partisinde onlara eşlik etmemi istiyorlardı benden.  Bundan sonra gezeceğim 7 ülkeyi de düşününce bu fikirden hemen vazgeçiyorum. Zaten vaktim yoktu(!) – dejavu- bu arada vallahi gitmedim. (gülüşmeler)

***

Kaldığımız otelde bu gece 01.00’de toplanıp buradan İsviçre’ye doğru yol alacaktık ama ne var ki benim bu fotoğraf merakım beni Paris sokaklarında elin Avrupalısına mahkûm bıraktı. Evet, Paris’teyim ve nihayet kayboldum! Polis’e rastladım sordum, çifte rastladım sordum, bakkalına çakkalına sordum yok abi ben yolu bulamadım. Öyle enteresan bir yer ki Fransa, ızgara düzenine göre yapılmış olan ülkede kaybolunca şansın yok çünkü her köşe birbirine benziyor. Hayır, benim tuhafıma giden şey şu oldu; Eiffel kulesinin tepesini görüyorum ama ne yaparsam yapayım hep başladığım yere geri geliyorum. Öyle böyle derken sonunda ben yolu buldum ve arkadaşlarıma kavuştum. (He bu arada ondan önce yolumu ararken bir yere girip karnımı doyurdum nasıl da acıkmıştım) 

***
Ah nasıl unuturum, Louvre Müzesi… Bura hakkında size bilgi vermeden Paris maceramı bitiremem tabi. Dünya’nın en çok ziyaret edilen Sanat Müzesi olarak da bilinen bu müzenin 1 senede yaklaşık 10 Milyon ziyaretçisi olur. Buranın tarihteki önemi ise; Fransız ihtilalinden hemen sonra 1793 yılında Fransa’da açılan ilk devlet müzesi olmasıymış. Bırakın Fransa’yı, dünyada görülmesi gereken ender yerlerden biridir Louvre Müzesi…

 

 

 
Etiketler: PARİS, -, 2,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Haziran 2017
TARIMINA, HANIMINA, ÇALIMINA, …MINA
01 Aralık 2013
BRÜKSEL’E İŞEYEN ÇOCUK - 2
24 Kasım 2013
BRÜKSEL’E İŞEYEN ÇOCUK
29 Eylül 2013
ÇİÇEKLİ BALKONLARI VE ROMANTİK KANALLARIYLA AMSTERDAM
22 Eylül 2013
HANNOVER'DEN AMSTERDAM'A
09 Eylül 2013
MASALLAR ŞEHRİ PRAG
21 Ağustos 2013
PARDON SİZ TÜRK MÜSÜNÜZ?
17 Ağustos 2013
BABA, OĞUL ve KUTSAL RUH, BİR BİSİKLETTE
07 Ağustos 2013
BUDAPEŞTE’DE YANIMA İKİ JAPON KIZ YANAŞIYOR VE…
01 Ağustos 2013
BİLMEDİĞİM İKLİMLERDE NEŞET ERTAŞ SÖYLEMEK
24 Temmuz 2013
ÜSKÜP’TE İKİ TÜRK
10 Temmuz 2013
15 GÜNDE 15 ÜLKE FOTOĞRAFLAMAK
22 Haziran 2013
RAMAZAN YUFKASI
30 Mayıs 2013
AYASOFYA’YI KİLİSEYE ÇEVİRİN
21 Mayıs 2013
FUTBOL SPOR MUDUR?
08 Nisan 2013
BELEDİYE BAŞKANINDAN MUAVİN (!)
25 Mart 2013
BİR GEZİ YAZISI: BATUMİ
10 Mart 2013
TÜRKİYE’NİN EN MEDYATİK İSİMLERİ TRABZON’DA
26 Şubat 2013
TRABZONLU GÜNLER
18 Şubat 2013
TRABZON’UN SAĞLIĞI KİME EMANET DERSİNİZ?
11 Şubat 2013
MEMLEKETİ YOLU, EVİ TUVALETİ GÖSTERİR!
28 Ocak 2013
Keser Döner Sap Döner, Gün Gelir Hesap Döner
19 Ocak 2013
DOLMUŞA ZAM, ÖĞRENCİYE HÜSRAN
15 Ocak 2013
TRAFİK VE MUTLULUK
06 Ocak 2013
TERCİHEN ODTÜ’LÜ “ELEMAN” ARIYORUZ!
01 Ocak 2013
MİMAR GÖZÜYLE TRABZON’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM
24 Aralık 2012
YAZ OĞLUM
16 Aralık 2012
TRABZON’DA OYUNCU ARANIYOR
10 Aralık 2012
BİR ÖĞRENCİ UZATIR MISIN ABİ?
08 Aralık 2012
PARİS
02 Aralık 2012
AHMET KAYA’YI MASUM SANAN ROJDACANLAR(!)
18 Kasım 2012
VERDİN Mİ DA İSTİYSIN?
11 Kasım 2012
CENNETİN YERYÜZÜNDEKİ YANSIMASI: TRABZON
04 Kasım 2012
TRABZON’UN ENGELİ YOK!
29 Ekim 2012
CUMHURİYETİNİZ KUTLU OLSUN!
18 Ekim 2012
MİMAR SİNAN’IN “BAŞI” NEREDE?
06 Ekim 2012
SURİYE VURDU, GOL OLDU!
29 Eylül 2012
Trabzon Kampüsü
13 Eylül 2012
YASİN “HAYAL” DEĞİL (!)
09 Eylül 2012
SAMİMİYET-SİZSİNİZ(!)
29 Ağustos 2012
1. öğretim: Öğrenci 2. öğretim: Müşteri
17 Ağustos 2012
ESKİ BAYRAMLAR
05 Ağustos 2012
SON RAMAZAN
28 Temmuz 2012
2012’DE TERCİH TÜYOLARI
18 Temmuz 2012
MAVİ SANDALYELİ YUNAN HİKÂYESİ
14 Temmuz 2012
İKİ “PARTİLİ” KOMEDİ
29 Haziran 2012
Şimdi AB’li Olduk: A-lfa-B
22 Haziran 2012
Vatan Sağolsun
15 Haziran 2012
KÜRTÇE’Yİ ÖĞRENİYORUM(!)
08 Haziran 2012
AK CHP
01 Haziran 2012
ŞİKELİ KÜRTAJ
26 Mayıs 2012
SAYIN ÖCALAN (!)
19 Mayıs 2012
19 MAYIS GENÇLİK KATLİAMI
12 Mayıs 2012
ANNELER GÜNÜNÜ KUTLAMAYACAĞIM (!)
12 Mayıs 2012
ANNE OLABİLİR MİSİN?
05 Mayıs 2012
Televizyonlu radyo
28 Nisan 2012
Plaktan Hayat
14 Nisan 2012
NE ÇEKTİN BE ÇÖMLEKÇİ NE ÇEKTİN!
10 Nisan 2012
BURASI TRABZON(!)
02 Nisan 2012
BUGÜN SON GÜN
05 Mart 2012
DOLMUŞ ZAMLANDI MI, ZAMLANMADI MI?
30 Kasım -0001
PRAG’DA Kİ TRABZONSPOR
Haber Yazılımı