Yazı Detayı
25 Kasım 2013 - Pazartesi 15:18
 
NÜFUS, DOĞA VE TÜKETİM
Kubilay Kaptan
kaptankubilay@gmail.com
 
 

İnsanoğlu olarak sahip olduğumuz aklımız, aklımızın bize sunduğu  yaratıcılık ve bu yaratıcılık güdüsünün bir ürünü olan ve tüketim faaliyetlerinin de içinde olduğu devinim süreci bugün karşı karşıya kaldığımız küresel sorunların en önemli sebeplerindendir.

İnsanoğlu’nun varoluş macerası yaklaşık 200 bin yıl önce başladı. 10 bin yıl önce dünya üstünde sadece 1 milyon kişiydik. 1800’lü yıllara geldiğimizde yani yaklaşık 200 yıl önce 1 milyar kişi olmuştuk. 1980’de 3 milyar kişi olduk ve şu an da 7 milyarın üstündeyiz. 2050’ye gelindiğinde ise çocuklarımız ve çocuklarımızın çocukları, nüfusu en az 9 milyara ulaşmış bir dünyada yaşıyor olacaklar. Bu yüzyılın sonuna doğru bir zamanda ise en az 10 milyarlık bir nüfusa sahip olacağız.

Kuşkusuz bu noktaya insanlık tarihinin geçirdiği birkaç medeniyet safhasından sonra geldik. Bunlar; Tarım Devrimi, Endüstri Devrimi ve daha çok batı dünyasında görülen Toplum Sağlığı Devrimi’dir.

Bu devrimler nasıl yaşadığımızı belirleyen bir takım değerler üretmenin yan ısıra bir nevi dünyamızın şeklini de belirledi.

Dünya nüfusu 1800’de bir milyara ulaştı ve bu yoğunluk tarımın icadına neden olan etkenlerden en önemlisi oldu. Tarım devrimi bizi avcı-toplayıcı yaşam biçiminden alıp oldukça organize bir şekilde üretim yapan bir gıda üreticisi olarak gelişmemize neden oldu. Ve bu gelişme o döneme kadar insanoğlunun azalmasına yol açan ‘kıtlık’ sorununun da çözümünü sağladı.

Tarım Devrimi dört safha içinde gelişti.

Bunlardan birincisi 13 bin yıl önce hayvanları evcilleştirmeye başlamamız ile gerçekleşti. İkinci devrim, 13. yy.’da bitki türlerinin üretilmesi ile başladı. Üçüncü Tarım Devrimi dönemi ise hepimize okullarda öğretildiği gibi 15. yy. ve 16.yy. arasında gerçekleşti.

1960 yılına geldiğimizde artık gıda devriminin ortasındaydık. Devamlı sayımız artıyordu ve daha fazla gıdaya olan ihtiyacımız da aynı oranda artış gösteriyordu. Mevcut tarımsal sistem bu sınırsız tüketim ihtiyacını karşılamaya yetmiyordu.

Bunun üzerine Yeşil Devrim bize daha fazla gıda sağladı. Bunu gerçekleştirirken büyük bir hata yaptık ve kimyasal pestisitler (zararlı bitki zehirleri, böcek zehri) kimyasal herbisitler (bitkileri yok eden madde) ve kimyasal yani suni gübreler kullandık ve eşi benzeri görülmemiş büyüklükte bir toprağı bu amaç doğrultusunda zehirledik. Bu amaç için hayvanları yapay besinlerle şişirdik ve doğayı bencilce kullandık.

Bu devrimin bedeli ise ağır oldu.

Doğal yaşam ortamının kaybı, çevre kirliliği, aşırı ve kontrolsüz avlanma bu bedellerden sadece bir kaçı oldu.

Bu kadar ağır bedellerin yanında dünya üstünde ki canlı sayısında belirgin bir azalma ve tüm ekosistemin dengesinde bozulma görülmeye başlandı.

1980’de dünya üzerinde 4 milyar kişi olduk.

Yeşil Devrim daha da fazla gıda üretti. Bu sınırsız üretim gıda fiyatlarını da ucuzlaştırdı. Bunun sonucunda harcamak için kalan paramızda artış oldu. Biz de bu artan parayı “şeylere” yatırmaya başladık; televizyonlar, cep telefonları, arabalar, giysiler, tatiller gibi.

Bu tüketim cümbüşünün tam merkezinde anormal bir şekilde büyüyen bir ulaşım sektörü gelişti. 1960 yılında dünyada ki bütün yolların üstünde 100 milyar araba bulunuyordu.

1980’e gelindiğinde ise araba sayısı 300 milyonu bulmuştu. 1960’da 100 milyar yolcu/kilometre, 1980’de 1.000 milyar yolcu/ kilometre yol yaptık.

Tüm bu tüketim deviniminde satın aldığımız bütün eşyalar, tükettiğimiz bütün gıdalar ve bunları üretmek için gerekli olan bütün kaynaklar ve ham maddelerin dünya genelinde taşınması gerekiyordu.

Sadece 10 yıl sonra 1990’da 5 milyar kişi olduk. İşte tam bu noktada devamlı artan nüfusun yol açtığı sorunların işaretleri görülmeye başlandı. Canlıların yaşaması için en önemli fizyolojik unsurlardan biri olan suya olan ihtiyacımız (sadece içtiğimiz değil gıda ve eşya üretimi için gerekli olan su) en üst seviyesine ulaşmıştı.

1984 yılında Etiyopya’da bulunan gazeteciler kıtlıktan bahsediyordu ama buna çok aldırmadık. Lakin kısa bir süre sonra kıtlığın sadece Afrika’nın kaderi olmadığı gerçeği ortaya çıktı.

Neredeyse her yerde Avustralya, Asya, Amerika ve Avrupa’da olağandışı kuraklık ve olağandışı seller meydana geliyor, bunların sıklığı ve şiddeti sürekli artıyordu.

2000 yılına geldiğimizde 6 milyar kişi olduk.

Bu noktada dünya bilim çevresi CO2 birikiminin atmosferdeki metan ve diğer sera gazlarının artan tarım, arazi kullanımı, üretim, tükettiğimiz her şeyin ulaştırılması sonucu iklimi değiştirdiğini belirledi. Sonunda karşımızda daha önce görmeyi kabul etmediğimiz ciddi bir tehlike ve sorun olduğunu fark ettik.

1998 yılı dünya tarihinin en sıcak yılı olarak kayıtlara geçti. Bunu takip eden 10 yıl da en sıcak yıllar olarak kayıtlara geçti.

Sadece 12 yıl içinde 1 milyar kişi daha dünya nüfusuna katıldı.

Ve şu an dünyada 7 milyardan daha fazla kişiyiz.

Sayımız arttıkça suya olan ihtiyacımızla birlikte, daha fazla gıdaya, daha çok toprağa, daha fazla nakliyeye ve daha fazla enerjiye olan ihtiyacımız da arttı.

Bunun sonucu olarak sayımızın arttığı hızda iklimde de değişmeler gözlenmeye başladı. Aslında buraya kadar bakıldığında tüm bu üretim-tüketim ekseninde ki insani faaliyetlerimiz tamamen kendi içinde birbirine bağlı olduğu gibi yaşadığımız dünyada ve doğada ki karışık sisteme de bağlıdır.

Önlenemeyen nüfus artışı sonucunda su ve gıda ihtiyacı da arttı. Bu durum da, toprak kullanımının artışına ve bu da ormanlık alanların hızla azalmasına neden oldu. Gıdaya olan ihtiyacın çoğalması ile gıda üretimi ve bu gıdaların nakliyesi için kat edilen yollar da çoğaldı.

Bütün bu gelişmeler daha fazla enerji kullanımına neden oldu. Bu da sera gazlarının özellikle CO2 ve metanın emisyonunu ve iklim değişikliği hızını artırdı.

Ve iklim değişikliği arttıkça su, gıda ve toprak paylaşımımızda sorunlar ve baskılar başladı.

Nüfus arttıkça, ekonomiler büyüdükçe bütün sistem üstünde ki baskı artmaya başladı. Ve bütün bu süreçler sonucunda bugüne geldik.

Kısaca 200 bin yılın öyküsü budur.

 

 

25/11/2013

Dr. Kubilay Kaptan

 

 

 

 
Etiketler: NÜFUS,, DOĞA, VE, TÜKETİM,
Yorumlar
Haber Yazılımı