Yazı Detayı
14 Ağustos 2019 - Çarşamba 15:51
 
Futbolcu kaçırma geleneği
Esra Ermiş
esryln@gmail.com
 
 

Bir transfer yöntemi olarak futbolcu kaçırma geleneği, şimdilerde unutulmaya yüz tutmuş ve tarihe geçmiştir. 

 

Kulüplerin çok sık başvurdukları bu yöntem, kulaklara oldukça komik gelse de bir devrin transfer işleri bu şekilde yürütülüyordu. Takma bıyıklar, sakallar, şapka ve gözlükler, sahte yetki belgeleri... Herkes tarafından istenen bir futbolcuysa, o topçu itinayla bir yerde saklanır, birkaç gün kendisinden haber alınmazdı. 

 

Kulüplerin ilgi ve alakası kesilince futbolcu bir anda ortaya çıkarılır, mutlu bir şekilde imza törenleri medyaya yansıtılırdı. İşte bunlardan yalnızca bir tanesiydi Hasan Vezir. 

 

 

Hasan Vezir, 7 Eylül 1962 yılında İstanbul’da doğdu. Rizespor, Trabzonspor, Fenerbahçe, Galatasaray ve birçok kulüpte forma giydi. 

Kendi döneminin en parlak santrforu olmasının yanı sıra henüz ilk profesyonel sezonunda mide kanaması geçirir Hasan Vezir. Doktorların “Bir daha futbol oynayamazsın” dediği zamanlarda yıldızı iyice parlar. Önce Rizespor sonra Trabzonspor’da forma giyer. Hastalığı yüzünden Trabzonspor’da buruk bir şampiyonluğun ardından tekrar Rizespor’a ardından da Fenerbahçe’ye transferi gerçekleşir. Rıdvan Dilmen, Aykut Kocaman ve Oğuz Çetin ile birlikte müthiş bir savunma hattı oluşturur Hasan Vezir. 

 

Fenerbahçe’nin 103 golle rekor kırdığı sezon, Hasan Vezir attığı 19 golle taraftarın gönlünde taht kurmuştur. Ancak attığı goller dışında, Fenerbahçe için efsaneleşen başka bir anısı daha vardır Hasan Vezir’in. Fenerbahçe, 3 Mayıs 1989’da Türkiye Kupası çeyrek final 2. maçında ezeli rakip Galatasaray’a karşı Ali Sami Yen’de ilk yarıyı 3-0 yenik kapatmıştır... Ancak ikinci yarıda dünya derbiler tarihinde olmayan bir tabloyla maç 4-3 Fenerbahçe lehine döner. İşte o maçta 3 gol atan Hasan Vezir, Galatasaray’ı yıkmış, Fenerbahçeliler için tam bir “kahraman” olmuştur... Ancak futbolda “kahramanlık” ile “hain”lik arasında çok ince bir çizgi vardır.

 

Fenerbahçe’nin şampiyonluğunu ilan etmesinin ardından transfer görüşmeleri ard arda gelir. Galatasaray’dan gelen teklife Hasan Vezir, önce kendi kulübümle görüşmem lazım diye cevap verir. 

 

Hasan, 35 milyon lira alırken, yıllık 550 milyon lira teklif edilir. F.Bahçe yönetimi diğer 3 yıldızı Rıdvan, Oğuz ve Aykut’a 850’şer milyon verirken, Hasan Vezir’in de talebi 750 milyon lira olur... Galatasaray’ın 1 milyar liralık teklifi de ceptedir. Metin Aşık, 650 milyon liranın üstüne çıkmayıp “Kim daha fazla veriyorsa, oraya gidebilirsin” dedikten 24 saat sonra Galatasaray yöneticilerinden Ergun Gürsoy ve Yurdaşen Karahasan’dan haber gelir.

 

Hasan Vezir yanına ağabeyini de alarak buluşma yeri olan Küçükyalı’ya gelir. Gürsoy ve Karahasan, “Biz Hasan’ı eve bırakırız” diyerek ağabeyini uğurladıktan sonra atlarlar arabaya. İstanbul’dan uzaklaşan araç Bursa’ya, Özhan Canaydın’ın tekstil fabrikasına doğru ilerlerken Gürsoy, “Seni kaçırıyoruz Hasan. Artık dönüşü yok bunun” der. 

 

3 gün sonra F.Bahçe’nin Beşiktaş ile oynayacağı Türkiye Kupası final maçında forma giymek istediğini söyler ama Gürsoy için bu ciddi bir risktir: “Bir şey olmaz. Seni gönderirsek transfer yatabilir.” 

Fethiye’deki bir tatil köyüne gazeteciler çağrılır, sözleşme imzalanır. Hasan artık Galatasaraylıdır. 

 

“Kahraman” Hasan, Galatasaray’a imza attığı için artık bir “hain”dir Fenerbahçe taraftarı için. Galatasaray’a transferinden hemen sonra Galatasaray Adası’nda evlenen Hasan Vezir, taraftarların tacizleriyle tanışır. Adanın etrafında tekne kiralayarak tur atan Fenerbahçe taraftarları, tezahüratlar yaparak Hasan’a sözlü sataşmalarda bulunur. Git gide büyüyen tepki, eski takım arkadaşlarını da etkilemiştir. Düğününe Fenerbahçe’den hiçbir arkadaşı gelmez. 

 

Asıl kâbus Galatasaray formasıyla Fenerbahçe’ye karşı oynadığı ilk maçtan sonra yaşanır. Son dakikada Hasan golünü atmış, Galatasaray’ı Fenerbahçe karşısında 1-0’lık zafere taşımıştır. O akşam eşiyle yemeğe çıkar. Kozyatağı’ndaki eve döndüğünde kapıcının eşini ağlamaklı halde bulur. 20 kadar F.Bahçe taraftarı siteye gelmiş, Hasan’ı aramış, “Hasan evde yok” diyen kapıcı İrfan’ı önce dövmüş, sonra da bıçaklamıştır! Bir çöp konteynerinin içine atılan İrfan’a bir şey olmaması tek tesellisi olmuştur. 

 

Sonrasında Galatasaray’da da tutunamayan Hasan Vezir, önce Bakırköyspor’a daha sonra da Adanaspor’a top oynamıştır. 

 

Üzerinden yıllar geçen bu tirajikomik hikayeyi şimdi gülerek anımsıyor dönemin futbolcuları ve taraftalar. Bazılarına hala gerçekçi gelmeyen futbolcu kaçırma hikayeleri , bir dönem en popüler transfer türlerinden biri olmuştur. Şimdilerde ise insanların yüzünde tebessüm bırakan bu hikayeleri okumaya devam edeceğiz. 

 
 
 
Etiketler: Futbolcu, kaçırma, geleneği,
Yorumlar
Haber Yazılımı