Yazı Detayı
19 Temmuz 2014 - Cumartesi 16:01
 
Açlık Çeken Gezegen
Kubilay Kaptan
kaptankubilay@gmail.com
 
 

ABD Faifax Country’de (Virginia) bir okul’a gidelim ve burada öğle yemeğini yiyen bir çocuğun yemeğine göz atalım; Hindi sosisli iki sandviç, Patetes kroket, brokoli ve karnabahar, sos ile süt. Hiç fena değil. Bu yemeğin kalori değeri 812 kcal, fiyatı ise 2.00 dolar (3.50 TL).

Şimdi dünya’nın bir başka köşesine gidelim; Rusyaya. St. Petersburg’da bir okuldayız ve yemek zamanı. Gelişigüzel bir çocuk seçip, yemeğine göz atalım: borş (çorba), dana et, karabuğday lapası, çavdar ekmeği ve elma şırası. Bu güzel yemeğin kalori değeri 527 kcal ve fiyatı: 21 ruble (1.15 TL).

Son olarak bir başka gelişmiş ülkeye; Japonya’ya göz atalım. Sapporo’da bir okuldayız. Burada mönüde şunlar var; wonton miso çorbası, badem ezmeli Çin lahanası ve ıspanak, pilav ve süt. Bu yemeğin kalori değeri ise 621 kcal ve fiyatı 190 yen (2.41 YTL).

 

Şimdi başka bir fotoğrafa bakalım; Dünyada 850 milyondan fazla kişi –her yedi kişiden biri- yeterli derecede beslenemiyor. Günümüzde dünya genelinde yiyecek üretimi herkesi doyurmaya yetecek miktarda olduğu halde vücudun gereksinim duyduğu besini –yetişkinler için günde 2.100 kalori- alamayan kişi sayısı özellikle en yoksul ülkelerde yılda 10 milyondan fazla artış gösteriyor. Bazı ülkeler kıtlığın sınırında dolaşıyor. Doğal afetler ve insanların neden olduğu felaketler de bu ülkeleri sınırın diğer tarafına, kıtlığa doğru itiyor. Dünyadaki yiyecek sıkıntısının yarısından fazlasının nedeni olan kuraklık, geçtiğimiz yıl Haiti, Moğolistan ve Laos’ta ekinlere büyük ölçüde zarar verdi. Çiftçilerin tarladan mülteci kamplarına gönderilmelerine neden olan çatışmalar da sorunun büyümesine yol açıyor. 1992’den beri Afganistan, Irak ve Sudan gibi ülkelerde acil yardım gereksinimi, yaşanan savaş ve kargaşa nedeniyle iki kattan fazla arttı. Açlığın bir diğer nedeni de başarısız yöntemler. Kuzey Kore’nin 1990’larda yaşadığı sel felaketinin ardından ülke dışından yardım alma konusundaki çekimserliği ülke geneline yayılan bir kıtlığa neden olmuştu. Yetersiz beslenen insanların en yüksek sayıda olduğu ülkeler şunlar; Kongo Demokratik Cumhuriyeti, 35,5 milyon kişi, Bangladeş 42 milyon kişi, Çin 142 milyon kişi ve Hindistan 221 milyon kişi.

 

Çoğumuzun “futbol fabrikası” olarak gördüğü ve son dünya kupasının yapıldığı ülkeye; Brezilyaya gidelim. Brezilya’da, çocuklar ve yeni yetmeler -150 milyon dolayındaki- nüfusun üçte birine yakın durumdadır. Aralarından 8 milyonu, sokakta, mutlak bir sefalet içinde yaşıyor; hepsi de “sosyal bir tehlike” halinde. Genelevleriyle ünlü bir bölgede, 14 yaşından küçük 400.000’e yakın kız fuhuşla yaşamak zorunda. Sağlık durumları da içler acısı: aralarından yüzde 60’ı daha ilk yılda ölüyorlar; bebeklerin yüzde 20’si, normalden düşük ağırlıktalar, çünkü kötü beslenmiş anneleri yüzde 19’u bebeklerini altıncı aya kadar emzirebiliyorlar.

 

Dünya Bankası, yoksulluk üstüne olan son raporlarından birinde, günlük geliri 1 doların aşağısında 1 milyar 100 milyon insanın bulunduğu hatırlatıyor. Şu rakama dikkat ediniz lütfen: Dünyanın en zengin üç kişisi, en yoksul 48 ülkesinin (dünyadaki devletlerin dörtte biri) brüt iç hasılasının toplamından daha fazla bir servete sahipler.

 

Malların ve metaların bolluğu, görülmemiş düzeylere erişmiş halde; ama evsiz, işsiz ve yeterince yiyeceği olmayanların sayısı da durmadan artıyor. Gelişmekte olan ülkelerdeki 4,5 milyar insandan üçte birine yakını içilebilir suya hasret durumda. Çocukların beşte biri, yeterince kalori ya da protein alamıyor. İki milyar kadar insan -insanlığın üçte biri- kansızlık çekiyor.

 

İstatistikler muazzam büyüklükte bir soruna işaret ediyor. Her gün 850 milyon kişi aç kalıyor. 2 milyon insan kronik beslenme bozukluğu çekiyor. Her yıl 8 milyon insan açlıkla ilintili hastalıklardan dolayı hayatını kaybediyor. 2 milyar insan mikro beslenme bozukluklarına bağlı kronik sağlık sorunları çekiyor. Ölen 5 yaşın altındaki çocukların (yılda 10 milyon çocuk) yaklaşık yarısının ölüm nedeni yetersiz beslenme. Birçok bölgede kıtlık yaşanıyor. Bu açlık uzun yıllar sürebiliyor ve uzun vadeli etkileri yıkıcı olabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün bildirdiğine göre açlık ve yetersiz beslenme yoksulların karşı karşıya olduğu en büyük sorun.

 

Değerli okuyucularım; birbirimizin, toprağımızın ve suyumuzun değerini bilelim.

 

 
Etiketler: Açlık, Çeken, Gezegen,
Yorumlar
Haber Yazılımı