Haber
19 Aralık 2011 - Pazartesi 09:24
 
Bozdağ doğruyu söylemiyor
- Haberi
Bozdağ doğruyu söylemiyor

ABʹnin cuma hutbelerinden bir ayetin çıkarılması için hiçbir talepte bulunmadığını savunan Bakanʹı kaynak gösterdiği Diyanetʹin belgeleri yalanlıyor!.. 2005ʹten beri süren olay... BaŞbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, YENİÇAĞʹın 2005ʹten beri birçok kez manşet yaptığı “ABʹnin isteğiyle hutbelerde Al-i İmran Suresi 19. ayetin yasaklanması”nı yalanlarken, tam tersi açıklama yapıp baskıları doğrulayan Diyanetʹle de ters düştü. “Allah katında hak din...” BOZDAĞ, Al-i İmran Suresiʹnin “Allah katında gerçek din İslamʹdır” diyen 19. ayetinin hutbeden çıkarıldığını yalanlamak için Diyanetʹe sığındı. Oysa belgede  “yurt dışı heyetlerle görüşmelerde bu konu gündeme geldiğinde...” ifadesi yer alıyor. Yeni dualar gönderildi DİYANETʹin 17 Şubat 2006 tarihli genelgesi de hutbelerin mayıstan itibaren il müftülüklerince  hazırlanarak camilere gönderileceğini “standart hutbe duaları yerine yeni hutbe dualarının uygulamaya konulacağı”nı hükme bağlıyor. AB ve ABD isteyince... AB yetkilisi Hans Jörg Kretschmer bizzat, dönemin ABD elçisi Edelman mektupla rahatsızlığını bildirmiş, Al-İ İmran 19. ayet kaldırılmış, skandal “Hutbe Kılavuzu” nda ortaya çıkmıştı. ‰ 10ʹda Eski Bakan Aydın tepki göstermişti! Diyanetʹten sorumlu eski Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Al-i İmran Suresiʹnin 19. ayetinin kaldırılması isteğiyle gelinmesine tepki göstermiş, “Her gün kilisede ʹİsaʹya teslim olmadan kurtuluş yokturʹdiye dua ediyorlar. Onlar öyle diyor diye İslam yok mu? Keyifleri bilir” demişti. AKP cami kapısından hangi ayeti kaldırmıştı! Hürriyetʹin eski yöneticisi Ertuğrul Özkök, bir camiye yazılan Maide Suresiʹnin “Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin” diyen 51. ayetinin müftülükçe kaldırılması haberini çıkardığını itiraf etmişti. Cami imamı müftü tarafından uyarılmış, ardından Diyanet müftülüklere genelge göndermişti. YENİÇAĞ, nüfus cüzdanlarından din hanesini kaldırtan ABʹnin diğer baskılarını da manşetine taşımıştı.   Bakan Bozdağʹın sözlerini kaynağı da doğrulamıyor Cuma hutbelerinden ayet çıkarılması konusunda ABʹden talep gelmediğini öne süren Bekir Bozdağʹın kaynak olarak gösterdiği Diyanet açıklaması AB ve ABDʹden gelen baskılar doğruluyor. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, YENİÇAĞʹın 2005ʹten bu yana birçok kez manşetine taşıdığı ve CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkesʹin yeniden gündeme getirdiği “ABʹnin isteğiyle hutbelerdeki ayetin yasaklanması”nı yalanlarken Avrupa Birliğiʹnden böyle bir dayatma gelmediğini söyledi. Bozdağʹın iddiayı yalanlarken atıfta bulunduğu dönemin Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğluʹnun 30 Haziran  2006 tarihli açıklamasında ABʹden gelen talepler doğrulanıyor. Bakan inkar etti Aynı zamanda emekli müftü olan CHPʹli Özkes, Meclisʹteki camide AKPʹli vekillere protokol seccadesi dağıtıldığıyla ilgili açıklamasında YENİÇAĞʹın birçok kez gündeme taşıdığı hutbeden ayet çıkarılması olayına da değinerek “AB istedi diye Al-i İmran Suresiʹnin 19. ayeti hutbelerden çıkarıldı” demişti. Özkes, “Allah katında gerçek din İslamʹdır” ayetinin ABʹnin rahatsız olması üzerine hutbelerin sonunda okutulmadığını söylemişti. Bozdağ, Özkesʹin bu sözlerine verdiği cevapta, “Bunu kabul etmek mümkün değildir, böyle bir olay kesinlikle yoktur, hiçbir zaman da olmamıştır. Eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu da bu tartışmalara yönelik 2006 yılında bir açıklama yapmıştır. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmezʹin de Bardakoğluʹnun açıklamalarına benzer beyanları bulunuyor. AB yetkilileri de bu yönde talepte bulunmadıklarına dair açıklamalar yaptı” ifadelerini kullandı. Diyanet ise doğruluyor 30 Nisan 2006 tarihinde dönemin Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, yayımladığı basın açıklamasında Al-i İmran Suresi 19. ayetinin hutbelerden yasaklanmasının söz konusu olmadığını öne sürmüştü. Ancak Bardakoğlu aynı açıklamada, Diyanetʹten sorumlu Devlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydınʹın “İslam dini son dindir ve hak dindir. Bir Müslümanʹın bunu söylemesinden doğal bir şey olamaz... Biz böyle inanıyoruz. Bunu söylemeyen Müslüman olamaz... Her gün kilisede (İsaʹya teslim olmadan kurtuluş yoktur) diye dua ediliyor. Şimdi, o öyle diyor diye İslam yok mu? Olmaz öyle şey... Keyifleri bilir...” dediğini aktararak AB ve ABDʹden gelen baskıyarı da doğruluyor. “Hutbelerimize, ne siyasetçiler, ne devlet adamları, ne de Avrupa Birliği müdahale edemez” diyen Bardakoğlu, “Yurtdışı heyetlerle yapılan görüşmelerde bu konu gündeme geldiğinde, onlara her zaman, (Siz kurtuluşun İsaʹda olduğunu ve dolayısıyla Hıristiyanlığın hak olduğunu söyleyebilirsiniz. Bunu anlarız. Ancak biz de İslamʹın hak din olduğunu söyleriz, bu bizim görevimizdir ve sorumluluğumuzdur) şeklinde cevap verilmiştir” ifadelerini kullanmıştı. Görmez tartışmaya katılmadı AKPʹli Bekir Bozdağʹın da katıldığı “Vaaz ve Vaizlik Sempozyumu” nda konuşma yapan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, gündemdeki tartışmaya girmedi. Görmez, “Vaazlarda gönül dilini kaybettik, bütün muhatapları kuşatan, bütün insanları kuşatacak dili ve üslubu kaybettik. Genç kuşaklara ulaşabilecek bir dil ve üslup arayışında olmak zorundayız. Vaazlarımızda İslamʹın en önemli konularını anlatma problemi yaşıyoruz” dedi. İşte genelgenin belgesi CHP İstanbul Milletvekili emekli müftü İhsan Özkes, AB isteğiyle cuma hutbesinden ayet çıkarıldığı iddiasını yalanlayan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağʹa belgeyle cevap verdi. Özkes, Diyanetʹin 17 Şubat 2006 tarihinde müftülüklere B.02.1.DİB.0.12.00.01/230-02-230 sayılı bir yazı gönderdiğini hatırlattı.  Bu yazıda, ‘standart hutbeler yerine ilişikte gönderilen yeni hutbe duaları ortaya konulacaktırʹ deniyor. Yani Diyanet İşleri Başkanlığı hutbelerde okunan ayetin yerine Pegamberimizin günahlarından tövbe eden kişi hiç günah işlememiş gibidir, hadisini koyuyorlar. 6 yıldır hutbelerde bu uygulama devam ediyor” sayılı genelgeye göndererek hutbelerde uyulacak esasları bildirmiştir” dedi. Özkes, Avrupa Birliğiʹnden yapılan “Söz konusu haberler tamamen gerçek dışıdır. AB dinî inançlara müdahale etmez” açıklamasına da tepki gösterdi. Bardakoğlu imzasıyla Özkes, Diyanetʹin 2006 yılındaki yazısının doğru olduğunu vurgulayarak “Bu durumu dönemin Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Bayraktar da bir yazısında anlatmıştır. Bayraktar açık açık, o dönem özellikle yurtdışında Âl-i İmrân suresinin 19. ayetinin okunmadığının gözlendiğini belirtiyor” şeklinde konuştu. YENİÇAĞʹın ulaştığı bilgilere göre, ilgili yazı Prof. Dr. Ali Bardakoğluʹnun imzasıyla 17 Şubat 2006ʹda İl Müftülüklerine gönderilen belgede 1999 yılında başlanan “Hutbelerin Merkezde Hazırlanması” uygulamasına son verilerek, hutbelerin artık müftülükler bünyesinde kurulacak komisyonlar marifetiyle hazırlanacağı ifade ediliyor. Yazının ekinde, söz konusu komisyonların teşkilinden çalışma şekline, hutbelerin hazırlanmasından değerlendirilmesine ve hutbelerde okunacak dualara kadar birçok konuya yer veriliyor. Ek: 2 olarak zikredilen “Hutbe Duaları” başlığını taşıyan iki sayfalık kısımda ise hemen hemen İmam-Hatip liselerinde öğretilen duâ ve âyetlerin aynısına yer veriliyor. Bu bölümün, son birkaç yıla kadar bütün camilerde uygulanan hutbe okuma yönteminden tek farkı ise hutbenin birinci kısmından, yani Türkçe metinden sonra okunacak hadis ve âyetlerden, âyet kısmının çıkarılması oluyor. Çıkarılan âyet ise “Allah indinde yegâne hak din İslamʹdır” anlamındaki Âl-i İmran Suresiʹnin 19. ayetinde geçen bölüm. Eski Bakanʹdan sert tepki: Keyifleri bilir Diyanetʹten sorumlu eski Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağʹın “ABʹden böyle bir baskı gelmedi sözünün aksine o günlerde ABD ve AB yetkililerinin cuma hutbelerinden Al-i İmran Suresiʹnin 19. ayetinin kaldırılması isteğiyle gelinmesine sert tepki göstermişti. Aydın, ”Her gün kilisede ʹİsaʹya teslim olmadan kurtuluş yokturʹdiye dua ediyorlar. Öyle diyor diye İslam yok mu? Keyifleri bilir“ demişti. Geciken itiraf Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu da, önce yalanladığı haberi, daha sonra Avrupalı parlamenterlerle bir görüşmesini aktararak itiraf etti. Bardakoğlu, Türkiyeʹye gelen bazı Avrupalı parlamenterlerin kendisine, ” Bizim dinimiz hak değil mi? “ diye sorduklarını ifade ederek, ” Onlara, İsaʹnın ve dolayısıyla Hıristiyanlığın da hak olduğunu, bizim dinimizin de hak olduğunu söyledik“ dedi. AB ve ABD ayeti “tehdit” görmüştü 2005 yılında, AB ve ABD yetkilileri, Türkiyeʹdeki hutbelerde okunan “Allah katında gerçek din İslamdır” mealindeki Al-i İmran Suresiʹnin 19. ayetinin Hıristiyanlar için tehdit oluşturduğunu bu yüzden de de hutbelerden çıkarılması gerektiğini bildirmişlerdi. Din İşleri Yüksek Kuruluʹnca hazırlanan yeni “Hutbe değerlendirme kılavuzu” nda imamların hutbede “Allah katında din İslamʹdır” ayetinin yerine “Tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir” hadisinin kullanılması direktifi yer aldı. Skandal kararın arkasında, eski ABD büyükelçisi Eric Edelmanʹın mektupla ve AB temsilcisi Jörg Kretschmerʹin bizzat girişimleri bulunuyor. Edelman, dönemin Diyanetten sorumlu Bakan Mehmet Aydınʹa bir mektup yazmıştı. Mektupta söz konusu ayetin Hıristiyanlara tehdit olarak algılandığını belirten Edelman, Ayet-i Kerimeʹnin hutbeden çıkarılmasını istemişti. Aynı şekilde AB Yetkilileri de “Allah katında din İslamʹdır” ayetinin diğer dinlere baskı olduğunu ve laikliğe aykırı olduğunu savunarak hutbeden çıkarılmasını istemişlerdi. Erdoğanʹın 14 Haziranʹda AB büyükelçileriyle yediği yemekte de Belçika Büyükelçisi Jan Mattysen, hükümetin Türkiyeʹde azınlıkların din özgürlüğü konusunda sıkıntı olmadığını sık sık tekrarladığını hatırlatarak, “Eğer bu doğruysa niçin Devlet Bakanı Mehmet Aydın, TBMMʹde misyonerlik konusunu tartışıyor ve 368 kişinin Hıristiyanlığa geçmesini gündemi getiriyor” sorusunu yöneltti. Erdoğan da, din özgürlüğü konusundaki asıl sıkıntıyı çoğunluğu oluşturan Müslümanların çektiğini anlatmıştı. Kurʹanʹa Avrupa Birliği operasyonu 24 Kasım 2007ʹde dönemin Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, köşesinde “Siz olsanız o haberi yapar mızınız” başlığıyla bir yazı yazdı. Özkök, yazısında İstanbul Eminönüʹndeki Zeynep Sultan Camiiʹnin girişinde bulunan ve “Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin” mealindeki Maide Suresi 51. ayetinin yer aldığını ve bundan endişelendiğini bildiriyor. Özkök, muhabirin konuyla ilgili görüştüğü Eminönü Müftüsüʹnün “Her ayet her yere yazılmaz. İmam arkadaşa ihtar veririz” dediğini, İstanbul Müftüsünün ise farklı düşündüğünü, Diyanet İşleri Başkanlığıʹnın ise Eminönü Müftüsüʹne destek verdiğini anlatıyor.  Özkök, Hürriyetʹteki yazıişleri toplantısında yayımlamama kararı aldıkları konuyu, bir hafta sonra Malatyaʹda yayınevine yapılan saldırıdan sonra okuyucularıyla paylaşmak istediğini yazmıştı. Özkök, Zeynep Sultan gibi turistik bir camide böyle bir ayetin yazılmış olmasını yadırgadıklarını belirterek, toplantıda yaptıkları tartışmanın ardından haberi yayımlamadıklarını ifade etmişti. Özkök, kendisinin haberin yayımlanması görüşünde olduğunu ancak tersi karar aldığını belirtmişti. YENİÇAĞ, 25 Kasım 2007ʹde Hürriyetʹin yayımlamaya cesaret edemediği haberin arkasındaki gerçeği “Müslümanların, Yahudi ve Hırıstiyanlara uymamasını ve yönetici edinmemesini emreden ayetler, gözlerden kaçırılmak isteniyor” diyerek okuyucularına aktardı. Haberde, “Dinlerarası diyalog safsatası, ılımlı İslam, Avrupa Birliği vs. aldatmacalarıyla müslümanlar üzerinde çalışma yapanlar, işi ayetleri halktan saklamaya kadar vardırdı. Hürriyet muhabirinin, Maide Suresiʹnin 51. ayetinin cami kapısına asılmasıyla ilgili sorusuna Eminönü Müftüsü Muharrem Bilgiçʹin verdiği, “Her ayet her yere yazılmaz” cevabı olayın vehametini ortaya koyuyor” ifadeleri yer aldı. yeniçağ gazetesi
Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör:
Etiketler: Bozdağ, doğruyu, söylemiyor,
Yorumlar
Haber Yazılımı