Haber
30 Aralık 2011 - Cuma 09:36
 
7 yıl ısrarı rejim değişikliğine işaret
- Haberi
7 yıl ısrarı rejim değişikliğine işaret

MHP lideri Devlet Bahçeli, Tarsus dönüşünde Cumhurbaşkanı Abdullah Gülʹün görev süresiyle ilgili tartışmaları değerlendirdi: Günü geldiğinde sade vatandaş olmasını bilmeli. Başbakan Erdoğanʹın 7 yıl ısrarı yeni oluşum için zaman kazanmaya dönük olabilir.   Günü geldiğinde sade vatandaş olmasını bilmeli MHP liderinden görev süresi ve koltuk değişimi tartışmasına kilitlenen “devletin zirvesi”ne manidar tavsiye. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, belediyenin toplu açılış törenine katılmak için gittiği Tarsusʹdan dönüşünde Pozantıʹda verdiği yemek molasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bahçeliʹnin, ülke gündeminin Cumhurbaşkanlığı görev süresi tartışmasıyla değiştirilmesinden memnun olmadığı her halinden belliydi. Abdullah Gülʹün bu tartışmayı noktalamıyor oluşuna tepki gösterdi: “Cumhurbaşkanıʹnın görev, yetki, sorumluluk alanlarında herkes bir tartışma başlatabilir. Bu tartışmaların birinci derecedeki muhatabı Sayın Cumhurbaşkanıʹdır. Değerlendirmelerinde bulunurken çok daha net, açık ve olayı tartışma dışında tutabilecek berraklık içerisinde olmalıdır. Anayasaʹdaki net ifadeyi görmezden gelerek tartışma zeminini derinleştirmesine ihtiyaç yok.  2007ʹde yapılmış olan ve  Cumhurbaşkanlığı süresinin 7 yıldan 5 yıla inmesini öngören değişikliği saygı duyarak kabullenmesi lazım. Beklentimiz Cumhurbaşkanıʹnın görev süresinin 28 Ağustosʹta dolacağını söylemesidir. Tekrar aday olup olmayacağı konusundaki kanaatini zamanı geldiğinde söyleyebilir.” BAŞBAKANLIĞI İSTEMEM YAN CEBİME KOY “Herkes Başbakan olmayı arzuluyor, Başbakan olanlar Cumhurbaşkanı olmayı arzuluyor, Cumhurbaşkanlığı süresi dolantekrar Başbakan olmayı arzuluyor” diyen Bahçeli, bu görev değiş tokuşunun adaylarına manidar bir tavsiyede bulunuyor:  “Hiyerarşiyi bu kadar sağlıklı tırmanmış, anayasal kurumlar içinde zirveye bu kadar sağlıklı gitmiş kişi günü geldiğinde sade vatandaş olmasını bilmeli.” Gülʹün “siyasi beklenti içinde olmadığı” yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine “Kayıtsız kalmış görünmek için böyle ifade etmiş olabilir” diyor Bahçeli. Bir gazetecinin “Bu istemem yan cebime koy anlamı mı taşıyor ” sorusuna yanıtı ise “Siyaseten o şekilde söylenmez ama o anlamı taşır” oluyor. ERDOĞANʹIN 7 YIL ISRARI REJİM DEĞİŞİKLİĞİNE İŞARET AKP kanadından gelen “Erdoğan Köşkʹe yetkileri artırılmış olarak çıkmalıdır” minvalli açıklamaları “rejim değişikliğine gitme arzusunun göstergesi” sayıyor MHP Genel Başkanı:  “AKPʹnin Türkiyeʹde bir rejim değişikliğine gitme arzusu, Başkanlık sistemine dönüşümü düşündükleri çok net görülüyor. Bu bir ön hazırlığı gerektiriyorsa, 5 yıl onları ‘Ağustosʹa kadar yetişir miʹ düşüncesiyle sıkıştırmış olabilir. Başbakanın 7 yıldaki ısrarı zaman kazanmaya dönük olabilir.” Bahçeli, Gülʹün 7 yıl görev yapması konusundaki tutumun Erdoğanʹı 2023 ile özdeşleştirme hesabı olabileceği düşüncesinde:  “Tayyip Erdoğan 2014ʹte ” Devlet Başkanı “ sıfatı almayı düşünüyor ise ikinci 5 yılı 2024ʹe kadar uzanır. Türkiye Cumhuriyetiʹnin kuruluşunun 100. yılı olan  2023ʹü Recep Tayyip Erdoğanʹla özdeşleştirerek mi kutlamayı arzuluyorlar? Böyle bir hülya mı var, rüya mı var onu göreceğiz.” Gül ile Erdoğan arasında yaşanacağı ileri sürülen “görev değişimi”nin “Putin-Medvedev modeli” diye tanımlanması hakkındaki düşüncesi sorulduğunda ise gülüyor Bahçeli:  “Her türlü modeli arıyorlar kala kala Rus modeli mi kaldı!” Zanaʹnın muhatapları Arınç ve Atalayʹdır dedi ve sordu: AKP-PKK ile müzakerelerinde Osloʹnun yerini Ankara mı aldı? Tarsusʹtaki konuşmasında Leyla Zanaʹyla ilgili olarak “aç tavuk” benzetmesi yapan Bahçeli, dönüş yolunda sohbet ettiği gazetecilere, hemen her fırsatta AKP ile BDP arasında varolduğunu söylediği “iyi planlanmış rol dağılımı”nı anlattı:  “Zanaʹnın açıklamasının birinci derecede muhatabı Bülent Arınçʹtır. İkinci derecede muhatabı açılımdan sorumlu Başbakan Yardımcısı Beşir Atalayʹdır. Leyla Zana yıllardır etnik temelli bölücülük faliyeti ile Türkiyeʹden kopmuş bir devleti savunmuştur. Zanaʹnın önünü açan Arınçʹın bütçe görüşmeleri sırasındaki talihsiz konuşmasıdır. Bütçe görüşmelerinde grubu adına konuşan kişi, partisinin görüşünü yansıtmış olur. Hükümet adına konuşan kişi de hükümetin görüşünü yansıtmış olur. Bu nedenle Arınçʹın PKKʹnın temel amaç ve hedeflerine paralellik gösteren, AB dayatmalarıyla örtüşen  konuşması hükümeti bağlayıcı olmuştur. Zana ”özerklik yetmiyor“ derken, Arınçʹın sözlerine bakarak, artık her türlü taleplerinin karşılık bulabileceği bir döneme gelindiği sonucuna varmış, biraz daha ısrarlı olduklarında da amaç ve hedeflerine varabileceklerini  düşünmüş olabilir. Arınçʹa gönderme yapmış olabilir.” BDP İLE ÇOK İYİ PLANLANMIŞ BİR ROL PAYLAŞIMLARI VAR BDP ile AKP arasında çok iyi planlanmış bir rol paylaşımı olduğu yönündeki kanaatini bu sohbette de tekrarlayan Bahçeliʹnin MİT ile PKKʹnın müzakere masasına oturduğu “Oslo Görüşmeleri”ne atıf yaparak ortaya attığı soru dikkat çekiciydi:  “Bülent Arınçʹla Leyla Zana bu hedeflere nasıl ulaşacaklarını artık Osloʹda değil de Ankaraʹda mı görüşmeyi arzuluyorlar acaba?” MHP lideri, 12 Haziran seçimleri öncesinde oluşturulan “Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu” çerçevesinde parlamentoya bağımsız olarak girip BDPʹye katılan ve PKKʹnın siyasal sürecinde yer almamış durumdaki milletvekillerinin Zanaʹya nasıl bir tepki vereceğini merakla beklediğini söyledi. AÇILIMI EMNİYET KORİDORLARI YERİNE TBMMʹDE AÇIKLA Devlet Bahçeliʹye göre terör örgütü PKKʹnın hedeflerine varmak konusunda zirveye çıktığı tarih 1 Ağustos 2009. O gün, dönemin İçişleri Bakanı Beşir Atalay Başkanlığıʹnda Polis Akademisiʹnde yapılan ve  “12 kötü adam” olarak andığı bir grup gazeteci, yazar, akademisyenin katıldığı toplantıdan bugüne kadar geçen sürede nereye gelindiğini ve  yeni açılım hamleleriyle ne kast edildiğini görmek gerektiğini ifade eden Bahçeli: “Onun için de paketin Meclisʹte açıklamasında yarar var. Emniyet koridorlarında açıklama yapmaya ihtiyaç yok” dedi. Hükümetin terörle mücadele merkezli açıklamalarını “Türkiyeʹnin her alanında doğan milli tepkinin etkisiyle zafiyet giderme çabası” olarak nitelendiren Bahçeli, İran, Irak ve Suriyeʹdeki gelişmelerin de dikkate alınması gerektiğini ve açılımla terörle mücadelenin bir arada yürütülemeyeceğini savundu. Fransaʹya yaptırımda samimilerse Ermeni protokollerini geri çeksinler Fransa Meclisiʹnin “soykırımı inkarı suç sayan yasa teklifi”ne onay vermesinin ardından Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “yaptırım paketi”ne ilginç bir isim takmış Bahçeli:  “8 noktalı yaptırım!” Bu konudaki samimiyetlerini test ederken kullandığı ölçü net:  “Samimilerse, Ermeni protokollerinin Meclisʹte görüşülmesini geri çeksinler. Yoksa ”Biz ekonomik faaliyetleri dondurmak  istiyoruz“ demek anlam ifade etmiyor. Oradan bir bakanları da kalkıyor ”O şirketler Fransız şirketi değil bizim şirketimizdir“ diyor. Ya Sayın Bakan olaylara Fransız kalmış  ya da şirketler birine karışmış.” Fransız mallarına boykotu sadece toplumsal tepkinin işareti olarak kabul ediyor MHP lideri. Ona göre asıl yapılması gereken “devlet politikası” niteliğinde kararlar almak ve bunları uygulamak. Faili meçhuller konusunda iktidarın sonuç alması zor Sohbet sırasında Ayhan Çarkınʹın “faili meçhuller” konusundaki ifadeleri de soruluyor Bahçeliʹye. “Bizatihi olayları yaşadığını ifade eden bir şahısla konuşuluyor, görüşülüyorsa  emniyet güçleri ve savcının bu konuyu çok kararlı bir duruşla sonuçlandırmaları için fırsat doğmuş oluyor. Onu inşallah yapabilirler. Ancak üstüne ne kadar gidecekler, güvendiriciliğini kaybetmiş bir iktidardan bu konuda sonuç beklemek çok zor.” YILMAZ YİNE YURT DIŞINA GİDERKEN Mİ KONUŞTU Bahçeli, bir dönem koalisyon ortağı olan Mesut Yılmazʹın Atinaʹyı ayağa kaldıran “Yunanistanʹda orman yangınları çıkarıldığı” sözleri için ise “Hizmetlerdeki güzellik karartılıyor. Kararmış lekeli hizmetler de çok aydınlık bir işmiş gibi topluma takdim ediliyor. Mesut Bey niye böyle bir şeye ihtiyaç hissetti anlamak mümkün değil” dedikten sonra geçmişe atıfla soruyor: “Açıklamasını yine yurt dışına çıkarken mi yaptı?” Şike yapan cezasını çeker Şike konusundaki tartışmasının son başlığı: “Ceza kime kesilsin?” Bahçeli bu konuda parti kapatmalarıyla ilgili olarak takındığına benzer bir tavır içinde:  “Kulüp yöneticliği yapmadım ama mantıken düşündüğünüzde taraftarları, futbolcuları incitmenin örselemenin gereği yok. Şikeyi, hileyi, hurdayı kim yapıyorsa onun cezalandırılması lazım. Kulüplerin cezası olmaz. Bu şikeyi hileyi hurdayı kim yapıyorsa onların cezaladırması lazım.” “Tasarruflu ol” Twitterʹdan harcama dökümü yayımlayan vekile esprili uyarı: “Milletvekili maaş zammı” çerçevesinde başlayan tartışmanın en dikkat çeken ismi, twitter hesabından aylık harcama dökümünü yayımlayan MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkanʹdı. Bahçeli, Türkkanʹla ilgili sorular karşısında bir süre tebessüm ettikten sonra “stratejisini” açıklıyor: “Kazandığı parayı nasıl harcayacağını elbette o bilir ama, Ankaraʹya dönüşümde biraz daha tasarruflu davranmasını tavsiye edeceğim kendisine...”
Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör:
Etiketler: 7, yıl, ısrarı, rejim, değişikliğine, işaret,
Yorumlar
Haber Yazılımı