TRABZON VE FUTBOL


11 Kasım 2016 Cuma 21:57

Atayurdu olan İngiltere’de footboal(ayak topu) adı verilen kimilerine göre kitlelerin afyonu olan tılsımlı oyun… Türkiye’de futbol denince akla ilk gelen şehirlerden biri Trabzon… Peki  neydi kuzeyin hırçın çocuklarını futbola çeken?? Başkaldırı bir isyan belki de …

1863 yılında ilk kez İngiltere’de oynanan oyunun ülkemize gelişi İzmir ili ile 1877 yıllarını bulmuştur.1900’lü yılların başında ise İstanbul’daki gençleri etkisi altına almayı başaran bu oyun Trabzon’da da etkilerini göstermeye başlamıştı. Hatta Anadolu’da bir ilk olması bakımından değinmeden geçemeyeceğimiz bir gelişme de Paris Olimpiyat oyunlarında ülkemizi temsil eden Süleyman Rıza Kuğu’nun kaleminden “Asosyeşin Futbol” isimli futbolun temel kuralları ve taktiklerle ilgili bir kitabın yayımlanacak seviyelere gelinmiş olmasıdır.

1910’lu yıllarda futbol oynanmaya başlanan kentte İdmanocağı ve İdmangücü takımlarının rekabeti 1959’lara kadar sürmüştür. Kentin  bugün orta yaş ve üzerinin de bir kısmının Galatasaray bir kısmının da Fenerbahçe taraftarı olmasının sebebi olarak bu takımların sarı-kırmızı ve yeşil-beyaz renkleri ile Milli kümedeki takımlarda kendilerini bulmasıydı. Renklerin rekabeti   bu futbol kentinden bir takımın Milli Küme için geç kalmasını Trabzonspor’un doğuşunu da geciktirdi. Dönemin Futbol Federasyonu’nun girişimleriyle 1966 yılında Trabzonspor’un oluşturulma çabası İdmanocağı’nın önderliğinde Martıspor ve Karadenizgücü takımlarının katılımıyla Kırmızı Beyaz renklere sahip bir Trabzonspor’u ortaya çıkardı. Ama bu da Danıştay kararıyla fesh edilmesiyle son buldu. Nihayetinde   1967 yılında itirazlar son buldu ve sancılı da olsa  Bordo Mavi renkleriyle  Trabzonspor doğdu.

Sonrasında bilindik başarılar…Cemiller,Kadirler,Şenollar,Necmiler,Ünallar,Hamiler,Şotalar,Buraklar daha niceleri.Kuzeyin hırçın çocukları kentin coğrafyasında öğrendikleri mücadeleyi yeşil sahalara taşıdılar. Horon gibi estetik hamsi gibi kıvrak Karadenizin dalgaları gibi hırçın….Futbolun ayak oyunu değil ayakla oynanan oyun olduğunu tüm yurda göstermek için çalıştılar çabaladılar. Kimi zaman bir hakemin düdüğünde isyanı yaşadılar kimi zaman hakeme bile kırmızı kart gösterme cesaretini gösterdiler. kimi zaman sahada kazandıklarını mahkeme salonlarında savunmak zorunda kaldılar. Ama sevdiler bu oyunu değer verdiler, temiz kalmak için çabaladılar ve başardılar da formaları gibi bembeyaz kaldılar. Kazandıkları penaltının haksız olduğunu düşündüklerinde inşallah kaçırırız diye dua eden Trabzonspor’lular olduğu sürece futbolun temiz kalmaya ümidi var olacak…



YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
sanalbasin.com üyesidir