Denizlerdeki Tehlike


1 Temmuz 2016 Cuma 13:32

Ramazan Bayramına sayılı günler kala, tatil yörelerine gidişler şimdiden artmaya başladı. Ege ve Akdeniz başta olmak üzere ulaşım firmaları ek seferler düzenlemeye başladı. Bakanlar Kurulu Ramazan Bayramı tatili süresini 9 güne çıkaran kararı yaklaşık 1 ay önce açıklaması, en kötü dönemini yaşayan turizm sektöründe hareketliliği artırdı. Havaların mevsim normalleri üzerinde seyretmesiyle deniz kenarlarında olan işletmelerin %80 doluluğa ulaşacağı tahmin ediliyor. Deniz içerisinde yaşayan fakat yeterince tanınmayan bazı canlı türleri, tatillerini deniz kenarında yapan vatandaşlarımız için tehlikeler oluşturmaktadır.

İskorpit Balıkları : Çok etkin bir zehir içermemekle birlikte dikenleri battığında kişinin duyarlılığına bağlı olarak, çok acı veren ve geç kapanan bir yara oluşmaktadır. Bu durumda eğer diken yaranın içinde kırılıp kalmışsa çıkarılmalı yara sabunlu su ile yoksa amonyak ile yıkanmalıdır. Halk arasında bilinen; bir kere iskorpit çaparsa zehirlere bağışıklık sağlanarak tekrar çarptığında fazla acı hissedilmiyor.

Deniz Kestanesi Batması: Denizkestanesi dikenlerinin batması sonrası ilk yapmanız gereken karaya gelip kestanenin ayağınızda kalan dikenlerini çıkarmalısınız. Diken batan ayağınızı yere basmadan karaya çıkın. Karaya çıkmanız ardından hemen bir cımbız ile çıkartabildiğiniz kadar dikeni çıkartın. Hepsini çıkartmanız şanslı olduğunuz anlamına gelir. Aksi halde doktora başvurun. Deniz kestanesi iğneleri için halk arasında kullanılan uygulamalar da vardır. Bunlardan en çok rastlanılanı zeytinyağı sürmektir iğnelerin çıkmasına yardımcı olur. Diğer bir yöntem  ayak 45° C sıcak su içine daldırılarak, 30 dakika ağrı dininceye kadar bekletilir. Sıcak dikenin çıkmasına yardımcı olur.

 

Müren Balıkları: Mürenler bilindiği kadar saldırgan değildir. Kayaların içindeki oyuklarda yaşarlar. Yuvalarına elinizi sokmadıkça  yada zıpkınla rahatsız edilmedikçe pek insanlara saldırmazlar. Zehirli değillerdir fakat tuttuğunda bırakmayan balıklardır ağızlarında bulunan bakterilerden dolayı  ısırdıkları bölgeler genelde iltihaplanır. Yara, sabunlu su ile yıkandıktan sonra kanama varsa durdurulmalıdır kişide duyarlılık varsa  hasta en yakın sağlık kuruluşuna götürülmelidir.

 

Trakonya Balığı : Olta ile avlananların baş düşmanı olan bu balık, kaya balıklarıyla karıştırılarak iğneden elle çıkarılmaya çalışırken dikenleri batmakta ve çok şiddetli ağrı yaşatmaktadır. Özellikle kumluk alanlara kendini gömmesi, serinlemek için denize giren vatandaşlarımızın üzerine basması sonucu tehlike oluşturmaktadır. Kişiye bağlı olarak; bulantı, kusma, solunum zorluğu, kalp durması şok ve koma gibi çok ciddi olaylar olabilmektedir. Alerjisi olan insanlar daha ağır geçirmektedir. İğnenin batması durumda, yara amonyak ile yıkanmalı ve zehrin yapısını bozabilmek için olabildiğince sıcak suya sokulmalıdır. Hastalar en kısa zamanda en yakın sağlık kuruluşuna götürülmelidir.

 

Denizanaları: Bundan 30 yıl önce zehirlileri sahillerde çok sık rastlanmayan deniz anaları, yurt dışından gelen gemilerin balansını sağlamak için içlerine aldıkları suyu ülkemizde yük alınca denizlerimize boşaltmasıyla son yıllarda yüksek bir artış yaşandı. Bu şekilde yararlı zararları bir çok tür ülkemize giriş yaptı. Denizanaları özellikle ısırdıkları ve ya dokundukları bölgelerde hafif kaşıntı ciltte kızarık ve ardından şiddetli acıya bırakmaktadır. 1997 yılında Marmara’da kendimin yaşadığı zehirlenmede sahile ulaştığımda ayakta durmakta zorluk çekiyor ve dengemi kaybediyordum. Alerjik bünyeniz varsa daha ağır yaşıyorsunuz. Denizanasına temas edildiyse, kesinlikle tatlı su kullanmayın deniz suyuyla yıkayın. Ancak temas edilen bölgeyi ovuşturmayın ve kesinlikle de kaşımayın. Ardından temas bölgesi alkol ya da amonyak ile yıkanmalı. Acı, şişlik, kaşıntı ya da yanma devam ederse mutlaka sağlık kuruluşuna gidilmeli.

 

Balon Balığı: Yıllardır yüzerken karşılaştığınızda bile hiçbir tehlikesi yok olarak bilenen balon balığı siyanürden 50 kat daha tehlikeli tetrodoksinadlı bir zehir içeriyor. Son yıllarda balıkçıların ağlardan ayıklamaya çalışırken zehirlenme vakalarının yaşanması, balon balıklarının sadece tüketildiğinde değil elle tutulduğunda da zehrinin etkisi olabileceğini gösteriyor. Bu sebeple balon balığıyla temas ettiğinizde karın ağrısı, ishal, ağızda uyuşma, nefes zorluğu çekiyorsanız acilen yakın sağlık kuruluşuna başvurmalısınız.

 

Vatoz Balığı: Denizin en ürkek balıkları arasında bilinen vatozlar kendileri için bir tehlike hissetmediklerinde zarar vermezler. Kumların altına gömülmeleri denizde fazla dikkat çekmemeleri yüzünden üzerine basıldığında kuyruklarında olan zehirli iğnesine maruz kalabilirsiniz. İlk saatler acıyla geçse de acının yanında bulantı, kusma, çarpıntı veya nefes darlığı gibi sorunlar yaşıyorsanız acilen sağlık kuruluşluna başvurmalısınız. Sıcak su uygulaması iskorpit balıkların da olduğu gibi zehrin aktifliğini azaltmaktadır soğuk su hiçbir işe yaramamaktadır. Sıcak su uygulanamıyorsa  amonyak uygulanmak yardımcı olacaktır.

Sokkan, Çarpan, Sokar balığı olarak yörelerde farklı isimler de bilinen bu balık sırtındaki dikenlerle çarpar.. Beyaz ve siyah renkte olur Kızıldeniz göçmenidir. Otçul olarak beslenen tek zehirli balıktır. Boyu 15-20 cm arasındadır. Sırt ve karın yüzgeçlerinin tümü zehir bezleri taşır. Öldükten sonra bile zehrinin etkisini dikenlerinde korur. Bu yüzden balıkları ağdan alırken bile zehirlenmek mümkündür. Alerjiniz yoksa, Trakonya ve İskorpit Balıkları kadar zararlı değildir.

 

Su Ürünleri Müh. Müge ŞENSÖZ



YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
sanalbasin.com üyesidir