Ana Sayfa Siyaset Soylu: FETÖ ilişkisi çok net

Soylu: FETÖ ilişkisi çok net

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler ve Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok ile birlikte Siirt’te çeşitli temas ve ziyaretlerde bulundular.

Giriş Tarihi: 24 Aralık 2016 Cumartesi 21:21
Soylu: FETÖ ilişkisi çok net
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler ve Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok ile birlikte Siirt’te çeşitli temas ve ziyaretlerde bulundular. Kentteki sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bu coğrafyanın ortaya koyduğu kültür birikimine ve anlayışına tüm dünyanın ihtiyacı olduğunu belirtti. Sahip oldukları kültür birikiminin ülke üzerine oynanan oyunları boşa çıkardığını aktaran İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bu kadar işle karşı karşıya kalan büyük bir milletin birbirine olan muhabbetinin her geçen gün artığını, 15 Temmuz'da Siirt'te ortaya konulan kararlılığı konuştuklarını kaydetti. "Sınavdır, bu imtihandır. Acaba ne yapacaklar diye karşı karşıya kaldığımız bir sürecin adıdır. Herkes kol kola omuz omuza demokrasiye milli iradesine ezanına bayrağına sahip çıkan istilayı engellemek için kendi bedenini hiç düşünmeden ortaya koyan o anlayışı memleketin her noktasında hisseden bir yapıyı Siirt nasıl ortaya koymuşsa Malatya, Trabzon, Kırklareli, Ankara, İstanbul aynı şekilde ortaya koymuş." diyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, memleketin 81 vilayetinin de aynı şekilde ortaya koyduğuna işaret etti. Yıllardır ülkenin birlik içinde durduğu gibi gönül coğrafyasından da kopmadığını anlatan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Srebrenitsa'da bir kıyım olduğu zaman sanki kendi öz evlatları parçalanmış gibi hissettiklerini ifade etti. Bir taraftan Cerablus, bir taraftan El-Bab, bir taraftan Suriye, bir taraftan Yemen ve Libya'da insanların karşı karşıya kaldığı sürece hiçbir zaman duyarsızlık ortaya koymadıklarını, bunun bir gönül coğrafyası olduğunu anlatan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bir gönül köprüsüyle birbirlerine bağlandıklarını bildirdi. Sıkıntılarla karşı karşıya kaldıklarını vurgulayan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü:         "Bizi birbirimize düşürmeye çalışıyorlar. Türk-Kürt, Arap, Sünni-Alevi diyorlar ama bunların her birisi, nereden planlanırsa planlansın, ne kadar kuvvetle ve şiddetle bir ayrılığı isterse istesin, bu millet birbirleriyle öyle bir bütünleşiklik ortaya koyuyor ki her seferde bu planları yapanlar ne yaparlarsa yapsınlar, aynı tezgahları ortaya koyarlarsa koysunlar, hangi provokasyonu bir şekilde Türkiye'de uygulamak isterlerse istesinler, bilmenizi istiyorum ki burada büyük bir samimiyet var ve bu samimiyet çok net ve açıktır. Bu samimiyetin sahibi elbette ki bu millettir ama bu samimiyetin koruyucusu da bu samimiyetin gücü de cenabı Allah'tır. Biz buna inanıyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar, ne ederlerse etsinler, onun için biz PKK'yı, DEAŞ'ı, FETÖ'yü birbirinden ayırt ediyor, değiliz. Hepsi aynı. Hepsi kardeşliğimizi, birliğimizi ve beraberliğimizi, gücümüzü azaltmak için kurgulanmış sistemlerdir. Hepsi bir sistemdir ve hepsiyle aynı anlayışla mücadele ediyoruz. Bu sistemlerin kökü cehalettir, başka hiçbir şey değildir." Bu sistemlerin kökünün bu coğrafyayı tanımamak ve insana saygı duymamak olduğunu aktaran İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Cenabı Allah'ın yarattığı, eşref-i mahlukat olarak nitelendirilen insanı bir şekilde yok farz ettiklerini, onu bir makine olarak değerlendirdiklerini belirtti. "Onun için bunlarla mücadele edeceğiz. Sadece bunlarla terörle mücadele ettiğimiz yöntemlerle etmiyoruz. Üniversitelerimizle, okullarımızla ve ana okullarımızla ediyoruz. İnsanımızın işinin çok daha iyi olmasını temin etmek için ediyoruz." ifadelerini kullanan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bir taraftan umutsuzluğa sevk etmek istediklerini, ama her gün yeni bir umut bayrağı salladıklarını vurguladı. Avrasya Tüneli'ni açtıklarını, bütün dünyanın kendi derdine düşmüşken, "Acaba biz ne yapacağız?" diye bir endişe içerisindeyken, Asya ile Avrupa'yı yeniden birbirine bağlamanın heyecanını, onurunu ve gururunu yaşadıklarını kaydeden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, valilik ve bir asfalt yol gibi sadece bir yapı ortaya koymadıklarını, aslında bütün dünyaya bayrak salladıklarına işaret etti. "Bizimle uğraşanlara bayrak sallıyoruz. Diyoruz ki 'Ne yaparsanız yapın, ne ortaya koyarsanız koyun biz yolculuğumuza devam ediyoruz ve devam edeceğiz'. Evet, Marmaray'da öyleydi. Osmangazi Köprüsü'nde öyleydi ve ifade etmek istiyorum, Üçüncü Köprü'de de öyleydi. Allah nasip edecek." ifadelerini kullanan Soylu, dünyanın en büyük havalimanını açtıkları zaman da aynı heyecanı, gururu ve mutluluğu yaşayacaklarını anlattı. Kanal İstanbul'u açtıkları, Çanakkale'deki 18 Mart Köprüsü'nü bu milletle bütünleştirdikleri zaman da bu coğrafyanın birbirine olan yakınlığını, birbiriyle olan bütünleşmesini yine ortaya koymaya çalışacaklarını bildiren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu bölgenin hemen hemen her noktasında bir taraftan milletimize nasılsınız, iyi misiniz? dedik. Diğer taraftan 'ne olursunuz birliğimize, beraberliğimize ve yarınımıza sizden destek istiyoruz. Bize ve bu ülkenin yarınlarına güç verin. Bu coğrafyayı kan gölüne döndürmeye çalışanlara burada İbrahim Hakkı Hazretlerinin, İsmail Fakirullah'ın o ışığını bu coğrafyanın bütün içtenliğiyle beraber ortaya koymaya çalışın' dedik. Hiçbir yerden kem bir söz duymadık. Sadece 'dirayetli olun, dualarımız sizinle birliktedir, birliğimizi ve beraberliğimizi devam ettirdiğiniz için minnettarız, müteşekkiriz, bizimle beraber olmaya devam edin' diyen anlayışı, sahiplenmeyi burada gördük." Hükümet hangi programı ortaya koyuyorsa onu gerçekleştirebilmek onu bir şekilde icra edebilmek için hep birlikte gayret gösterdiklerini vurgulayan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bunu sağladıkları andan itibaren bölgenin Türkiye'nin yatırım merkezi olacağını bildirdi. Terörü tasfiye ettikleri andan itibaren çocukların işle ve gelecekle yarına daha iyi adım atacağını belirten İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, şöyle konuştu: "Geçen günlerde yine uluslararası bir yayın kuruluşu Türkiye'de maalesef çocuklarımızın bir bölümünün teröre bulaştırıldığı dağa götürüldüğü konusunda bizim de birkaç kez dile getirdiğimiz anlayışı kendi uluslararası yayın organında dile getirdi. Bizim çocuklarımızın yeri ora değildir. Bundan hepimiz her birimiz ve bu ülkede yaşayan herkes sorumludur. Bizim çocuklarımızın yeri anasının yanıdır, babasının sevgisidir, beraber arkadaşlarla okuduğu okuldur, ilmin ve bilimin peşinde koşmaktır, üretimin yanıdır. Bizim çocuklarımızın yeri kol kola girip omuz omuza yürüyüp, yarına ait bu anlayışı bütün dünyaya kardeşlik, birlik, büyüme nasıl olur, onların inadına bize tezgah kuranların her birinin inadına dünyanın ilk on büyük devletinden birisi nasıl olur onu göstermenin heyecanıdır." Ne yaptıklarını ve ne adım attıklarını bildiklerini anlatan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, son 300 yılın en kuvvetli zamanında olduklarını, kişi başı milli gelir seviyesinin 11 bin dolar seviyesinde olan bir Türkiye'de bulunduklarını vurguladı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 81 vilayetinde üniversite olan, binlerce kilometre bölünmüş yollar yapılmış, 1,2, 3 milyar dolarların Türkiye için hiçbir şey ifade etmediği bir güçlü ve büyük ülkeden bahsettiklerini aktararak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Hepimiz biliyoruz kah 25 cente muhtaç olduğumuz günler vardı kah 500 milyon dolar IMF'den borç isteyip emeklilerimizin maaşlarını ödemekte zorlandığımız ve o kapıdan döndürüldüğümüz günler vardı. Etrafımızdaki coğrafyayı ateş çemberine döndürmelerine rağmen, bugün insansız hava uçaklarını yapan bir Türkiye var. Diğer taraftan gökyüzüne uydu gönderip, kendi milli haberleşmesini ortaya koyan bir Türkiye var. Her gün bağımsızlığını, özgürlüğünü bir katre daha artıran bir adım daha atan bir Türkiye tablosu var. Bir taraftan hastaneleriyle bilim merkezleriyle barajlarıyla bütün problemlerini geride bırakmak için çaba sarf eden bir Türkiye tablosu var. Bunu istemiyorlar, istemedikleri açıktır çünkü burası adaletin merkezidir."  İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 15 Temmuz'un bu milletin yeni bir miladı, bu milletin geleceğe ait sözleşmesinin ve ahdinin önemli bir başlangıcı olduğuna işaret ederek, artık terörü, Türkiye'ye karşı taarruzları kendi cephesinde, ülkesinde kabul eden bir anlayışı ortaya koymadıklarını herkesin gördüğünü anlattı.         Çocukların düğünlerinde halay çekmek ve yarın işe girdiğinde akşam eve gidip, hayırlı olsun yemeğini anne ve babası ile yemesini istediklerini belirten İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, terör örgütlerinin bundan alıkoyamayacağını, bunun DEAŞ, FETÖ, PKK, KCK, PYD, YPG için de geçerli olduğunu bildirdi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, şöyle devam etti:         "Evet, evlatlarımız şehit oluyor. Üzülüyoruz, kavruluyoruz. Ailelerini, bu aziz milletimizi teselli etmeye çalışıyoruz. Bilmenizi istiyorum ki bu büyük mücadeleyi hep beraber yapıyoruz. Bu büyük mücadelenin tarafı bu terör örgütleri değildir. Bu terör örgütleri maşadır, hem de ucuz maşalardır. Bu terör örgütlerinin hepsinin arkasında emperyal bir akıl bu Anadolu coğrafyasının zenginliğini ortadan kaldırmaya çalışan bir anlayış söz konusudur. Terörle mücadelede belli bir boyutun içerisindeyiz. Cumhurbaşkanı ve Başbakanımızın talimatları doğrultusunda, sadece sınırlarımız içerisinde değil, dışında da bize karşı husumet besleyenlere gerekli cevabı verebilecek kabiliyetimizi bugün nasıl Suriye'de, El-Bab'ta, Cerablus'ta ortaya koymuş isek bilmenizi istiyoruz yine ortaya koyacağız." Dönem dönem oyunlar oynandığını, rahmetli Menderes'e, Özal'a ve Erbakan'a da oynandığını kaydeden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, milletin zenginliklerini istismar etmeye çalıştıklarını, bunda da bugüne kadar başarılı olamadıklarını, okunan ezanların muhafazası altında bulunduklarını anlattı. Az uyuduklarını, çok çalıştıklarını aktaran İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, sözlerini şöyle tamamladı:         "Bir ülkenin Cumhurbaşkanı eğer saat gecenin 4'üne kadar milleti için ter döküyorsa, zihin yoruyorsa, bir ülkenin Başbakanı aynı gayreti ortaya koyuyorsa, bu büyük bir mücadelenin adıdır. Çünkü evlatlarımız şu anda eksi 26 derecede sınırlarımızı muhafaza ediyorlar. Bizim kuvvetimiz, gücümüz sadece maddi varlıklarımızdan değildir, bizim güç ve kuvvetimiz bu milletin birliği, devamı için kendini feda eden ve şehit olan insanlarımızın ortaya koymuş oldukları fedakarlıktandır. İnşallah önümüzdeki günlerde bu memlekette çok daha önemli ve güzel gelişmeler olacak."

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, daha sonra 3. Komando Tugay Komutanlığında askerlerle birlikte yemek yedi.

Ardından Siirt Valiliğini ziyaret eden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, ülkede 14 yıldır yaşanan gelişmeleri maskelemeye, geleceğe dair ortaya konulan hedeflerden saptırmaya ve Türkiye'yi birilerinin çizdiği kısır çizgiye hapsetmeyi hedefleyen olaylara şahit olduklarını söyledi. "İstanbul Beşiktaş'taki, Kayseri'deki saldırı ve son olarak Rusya Büyükelçisi Sayın Andrey Karlov'a yönelik olarak gerçekleştirilen alçak saldırı, 7 Haziran seçimlerinden beri süregelen ve aslında tek bir çizgiyi takip eden, aynı yönetmen tarafından sahnelenen bir tiyatronun son perdeleridir. PKK, FETÖ ve DEAŞ ise sadece bu tiyatronun sahnedeki aktörleridir." diyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Suriye ve Irak'taki iç karışıklıkların herkes tarafından bilindiğini, yaşananların insanlık adına utanç verici, vicdanları yaralayıcı mahiyette olduğunu belirtti. Hadiselere doğrudan sınır komşusu olmaları hasebiyle hem ciddi bir göç dalgasına hem de bu karışıklık ve istikrarsızlık ortamından beslenen örgütlerin zaman zaman ülke içindeki faaliyetleriyle karşı karşıya kaldıklarını aktaran İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bu eylemlerin dünyanın çok uzak ülkelerine de sirayet ettiğini, oralarda da insanların canını yaktığını, gözyaşlarına sebep olduğunu bildirdi. Türkiye'nin Ortadoğu'daki tek ve en büyük hedefinin barışın ve istikrarın hakim olması olduğuna dikkati çeken İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye'nin kötü niyet beslediği bir tek komşusunun bulunmadığını anlattı. "Elbette ki fikir ayrılıklarımız olabilir, meselelerin çözümüne yönelik yaklaşımlarımız farklı olabilir ancak bunu komşularımıza karşı bir art niyet veya kapalı kapı olarak yorumlamak doğru değildir. Bu coğrafyada bizim bizden başka seçeneğimiz yoktur, olmamalıdır. Ülke yönetimleri arasında sorunlar yaşansa bile, bu coğrafyanın insanlarının birbiriyle gerek ticari gerek insani ilişkileri, doğrudan akrabalık ilişkileri vardır." diyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bu demografik ve sosyal yapının, yönetim noktasındaki herkese sorumluluk yüklediğini aktardı. Türkiye ve Rusya'nın bu sorumluluğun farkında olan, Ortadoğu fotoğrafını doğru okuyan, iki eski komşu ülke olduğunu kaydeden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Sayın Büyükelçi'nin uğradığı hain saldırı, aslında Ortadoğu'daki barışın önüne geçmek isteyen bir zihniyetin, ortaya koyduğu karanlık bir senaryonun uzantısıdır. Ancak her iki ülke de bu tuzağa düşmeyecek kadar köklü bir siyasi birikime ve güçlü bir liderliğe sahiptir. Halihazırda gördüğümüz irade de bu yöndedir. Bu da geleceğe dair umut vericidir. Ben bu vesileyle komşumuz Rusya'ya tekrar başsağlığı diliyorum." Büyükelçi Karlov'un bir terör eylemi sonucu katledilmesi olayının soruşturmasının devam ettiğini bildiren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Çok ayrıntılı, önemli bilgilere ulaşıldığını sizlerle paylaşmak isterim. Soruşturma çok yönlü devam ediyor." ifadelerini kullandı. Rusya Federasyonu'nun gönderdiği görevlilerle emniyet mensuplarının, savcıların gerekli çalışmaları bütün titizlikle ortaya koyduğunu kaydeden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, sorumlu bir işbirliği gerçekleştirildiğine işaret etti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, gelinen noktayla ilgili çok ayrıntılı bir değerlendirme yapmak, gerek soruşturmanın selameti açısından gerek soruşturmanın ulaşacağı nokta açısından çok faydalı olmadığını anlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:         "Hem ülke için hem de ülke dışı bağlantılarına ulaşılmaya çalışıldığını kamuoyuyla da paylaşmak istiyorum. Bir nokta çok net, teröristin FETÖ terör örgütüyle ilişkisi açık olarak görülüyor. Teröristin çocukluğu anından itibaren, görev aldığı yer itibariyle nasıl bir hayat ilişkisi ortaya koyduğu açık ve net. Son 1,5 yıldaki farklı bağlantılar oluşturma hedefi ve birtakım saptırma gayretleri yapılan soruşturmada açık bir şekilde belirlenmektedir. Hedef saptırma konusunda ortaya koymaya çalıştıkları aslında ne kadar da eğreti duyduğu çok nettir. Şahsi etkinlikten ziyade teröristin bir akıl kurgusu sonucu orada olduğu da nettir." İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, görevlerinin bütün bu olayları açığa çıkarabilmek, başta Rusya Federasyonu ve dostları olan Rus halkına karşı sorumluluklarını yerine getirmek olduğunu belirtti. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında emniyet ve yargının bu konuyu detaylarıyla olgular eşliğinde kamuoyuyla paylaşacağını bildiren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Rusya Büyükelçisi'nin ailesi başta olmak üzere, Rusya'ya, Rus halkına başsağlığı dilekleri ve taziyelerini iletti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "İnşallah bir daha böyle bir olayla karşılaşılmaması dileklerimizi bir kez daha sizinle paylaşmak istiyoruz." diye konuştu. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bölgeye gerçekleştirdikleri ziyaretlerin sadece güvenlik eksenli ziyaretler olmadığı, kalkınma ve kardeşliği tahkim etmeye yönelik ziyaretler olduğunu bildirdi. "PKK terörünün özellikle en çok yaslanmak istediği iki alan, ekonomik geri kalmışlık ve etnik milliyetçiliktir. İşte bu sebeple, ziyaretlerimizde, illerimizdeki sivil toplum kuruluşlarımızla temaslarda bulunuyoruz." ifadelerini kullanan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, taleplerini, beklentilerini, ekonomik ve sosyal kalkınma önerilerini dinlediklerini söyledi. Başbakanın açıkladığı yatırım teşvik paketi çerçevesinde neler yapabileceklerini planlamaya çalıştıklarını aktaran İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, şunları kaydetti:         "Eğer bizim yaklaşımımız yanlış, politikamız hatalı olsaydı, vatandaşımızla aramızda, gönül köprümüz kurulmamış olsaydı, biz Diyarbakır'ın, Mardin'in, Van'ın, Hakkari'nin, Şırnak'ın, Cizre'nin, Siirt'in ve Türkiye'nin başka illerinin çarşılarında bu kadar rahat gezemezdik. Esnafımızın iş yerlerine rahatça girip, çay içip sohbet edemezdik. Siyaset, çok gerçekçidir. hatanızı örtmez, onu maskelemez. Yaptığınız yanlışın karşılığını, tepkisini sokakta hemen alırsınız. Çok şükür, bugüne kadarki temaslarımızda vatandaşımızın bizlerden desteğini esirgemediğini gördük." Bugüne kadar getirdikleri sosyal ve ekonomik gelişme çizgisini bozmadan, değerleri önceleyerek, onları çağın gerekleriyle harmanlayarak, Anadolu medeniyetinin o engin hoşgörüsünü, kardeşliğini öne alarak ellerini geleceğe uzatmaları gerektiğine işaret eden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yaşanan terör hadiselerinin asla morallerini bozmaması gerektiğini vurguladı. Bin yıldır bu topraklar üzerinde yaşayan milletin cesareti, feraseti, medeniyet aklıyla bu zor günleri de mutlaka atlatacağını belirten İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 3 bin dolarlar seviyesinden aldıkları, 10 bin dolar seviyesine getirdikleri kişi başı milli geliri 25 bin dolar seviyesine getirdikleri günleri hep birlikte göreceklerini kaydetti. Terörü, bütün unsurlarıyla ve uzantılarıyla birlikte kesinlikle bitireceklerini vurgulayan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, konuşmasını şöyle tamamladı: "Kimse merak etmesin, ocaklar söndüren o hainlerin kandilini mutlaka söndüreceğiz. Ülkede kardeş kavgasının bittiği, gençlerin karanlık zihniyetlerce dağlara kaçırılıp kamplarda terörist olarak yetiştirilmediği, Doğu ve Güneydoğu'nun yaylalarında insanların piknik yaptığı, tarım yaptığı, turizmle beraber o kadim medeniyetleri dünya ile buluşturduğu günleri, çok yakında hep beraber göreceğiz, gücümüz, inancımız ve kararlılığımız tamdır." dedi.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
sanalbasin.com üyesidir