Ana Sayfa Siyaset Ortak akıl lafla olmuyor!

Ortak akıl lafla olmuyor!

Çakıroğlu: ‘Trabzon’un yönetilmesinde mantıklı davranıldığını ve kamu kaynaklarının yeterli kullanıldığını düşünmüyorum. Ortak akıl lafta değil özde olmalıdır.'

Giriş Tarihi: 11 Şubat 2017 Cumartesi 12:35
Ortak akıl lafla olmuyor!

Çakıroğlu: ‘Trabzon’un yönetilmesinde mantıklı davranıldığını  ve kamu kaynaklarının yeterli kullanıldığını düşünmüyorum. Ortak akıl lafta değil özde olmalıdır.'

Trabzon’un yönetilmesinde yaşanan sıkıntıların bir sebebi de çok başlılık. Bu şehirde ne kadar baş olduğunu saymakla bitiremeyiz... 

Mecliste Büyükşehir Belediyesi’nde kaç tane teknik personel var diye sordum. Ne yazık ki sorum cevapsız kaldı. Teknik personel sayısı yetersiz...

Trabzon Ortahisar Belediye Meclisinde farklı bir isim o… Kendi partisi de dahil eleştiri noktasında doğru bildiğini söylemekten çekinmeyen, yaptığı açıklamalarla dikkatleri üzerine çeken bir isim… Söz konusu Trabzon’un menfaatleri olduğu zaman mecliste sesini gür bir şekilde çıkarmasını bilirken Trabzon kamuoyundan da olumlu tepkiler alıyor… Şehrin sorunlarını yakın takibe alıyor… Yerel siyaseti olduğu kadar genel siyaseti de mercek altına alarak yazılı ve görsel medya dışında sosyal medyadan da gür bir şekilde sesini yükseltirken bilgisi, donamımı ve yürekliliği ile takdir topluyor… Uzun yıllar Avrupa’da kalmış, kalırken platformlarda Türkiye’nin hakkını hukukunu en iyi şekilde korumaya çalışmış, bölücülerle sürekli çarpışmış bir adam o... O isim Ortahisar Belediye Meclisi MHP Grup Başkanı Davut Çakıroğlu… Çakıroğlu ile Trabzon’u, belediye hizmetlerini ve Belediye Meclisini konuştuk. Çakıroğlu, “Trabzon akılcı bir şekilde yönetilmiyor. Çalışmalara bakıldığında mantığa aykırı olaylar yaşanmaktadır” diyor. İşte o açıklamalar... 

Kamu kaynakları verimli yönetilmiyor

Trabzon’un yönetiminde mantığa aykırı olaylar yaşanmaktadır. Akılcı davranmama noktasına gelince işin hep makyaj ve gösteriş tarafındalar. Sağlamlığı önemsemiyorlar. Dolayısıyla reklama gelince canla başla çalışıldı diyorlar, çalışan arkadaşlar çalıştı evet ama bir şehir kürek ve süpürgeyle temizlenmez. Yani yapılan iş kamu kaynaklarının verimsiz kullanılması ve kamu malına zarar noktasına geliyor. Dolayısıyla ben belediyeler bu işi çok iyi yapmıştır diyemeyeceğim. Büyükşehir Belediyemizden bir örnek vereceğim. Uzun Sokak’ta, Maraş Caddesi’nde binlerce, milyonlarca lira para harcanmış, granit taşların üzerinde 10-15 tonluk iş makineleri, 30 tonluk kamyonlar ile kar temizliyorlar. Peki kardan kurtardık, önümüz bahar, bu defa neyle uğraşacağız; oradaki sökülmüş ve kırılmış olan taşlarla. Buradan neye varıyoruz? Kamu kaynakları verimli yönetilmiyor. Yani oradaki karın hızlı bir şekilde olmasından ziyade akılcı bir şekilde oradan kaldırılması lazım. Ama bu yapılmadı.

Kar yağışı için çalışma yaptıklarını düşünmüyorum

Trabzon’da geçtiğimiz günlerde yaşanan kar yağışının ardından şehir olarak büyük sıkıntılar yaşadık. Karla mücadele çalışmalarında yaşanan aksaklıklar konusunda toplu bir değerlendirme yapılmalıdır. Trabzon’un merkezine yarım asrın en büyük karı yağmış. Değerlendirmeme ilk olarak sahil kesiminden başlamak istiyorum. Bu yolun Karayolları tarafından hizmete açık tutulması noktasında ciddi sıkıntılar yaşanmıştır. Tabi ki doğayla savaşmak insan gücünün ötesindedir. Ama bu doğa olaylarına karşı Allah’ın insanlara vermiş olduğu bir akıl var. Doğa olaylarıyla mücadele etmemiz için durumun akılcılıkla yönetilmesi gerekiyor. Karın yağacağı çok önceden meteoroloji tarafından bildirildi ve bir kriz masası oluşturuldu. Bu kriz masasında neler konuşuldu? Burada görev alan arkadaşlarımız ilk önce neye müdahale etmeye karar verdiler? Bunlarla ilgili bir çalışma yaptıklarını düşünmüyorum. Kar yağınca da bunu net bir şekilde gördük.

Trabzon’daki çok başlılık saymakla bitmez

Trabzon’un yönetilmesinde yaşanan sıkıntıların bir sebebi de çok başlılık. Tüm  olumsuzlukların sebebinin de bu durumdan kaynaklandığını düşünüyorum. Bu şehirde ne kadar baş olduğunu saymakla bitiremeyiz. O kadar çok başımız var ki her baş bir baştan bakıyor. Dolayısıyla yaşadığımız bu olumsuzluklar da normal gibi geliyor.

Belediyeye yeterli teknik personel gerek

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan teknik personel sayısı yetersizdir.  Mecliste bir soru sordum ve ne yazık ki bu sorum cevapsız kaldı. ‘Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nde kaç tane teknik personel var’ dedim. Mesele şudur: Teknik personel işi bilen insandır. Bizde belediye çalışanlarından kaçının başına bir teknik personel düşüyor? Bu çalışanları sevk ve idare,  koordine ediyor diye sorduk. Ama bu sorumuza cevap alamadık çünkü böyle bir şey yok. Teknik personel sayısının yetersizliği bu sorumuzun cevapsız kalmasına sebep oldu.   

Şikayet iktidarın değil muhalefetin işidir

Mevcut sorunların giderilmesi konusunda icra kurumları faal olarak çalışmalıdır. Geçenlerde bir milletvekilimiz Farabi Hastanesi’ne giden yola yönelik bir eleştiri yapmıştır. Bu eleştiri için kendisine teşekkür ediyorum. Neticede bu bir öz eleştiridir ve onlar icra makamıdır. Bu sebeple şikayet etmeleri değil icraat yapmaları gerekir. Şikayet etmek muhalefetin işidir. Bu yolu fotoğraflayarak olumsuzluklarını açıklayan milletvekilimize teşekkür ediyorum. Sonuçta orası 100. Yıl Parkı’na giden bir yol değildir, Farabi Hastanesi bir markadır. Dolayısıyla şehrimiz için de çok önemlidir. 1 dakika kapalı kalması demek belki de onlarca cana kastedilmesi demektir.

Reklamlar ücretli değil mi?

Trabzon Büyükşehir Belediyesi 2016 yılında asfalt ve beton hedefi koymuştu ve bunu gerçekleştirdi. Kamuoyunu da defaten bilgilendirdi. Ama ne hikmetse bütün reklam panolarında, otobüs duraklarında bu faaliyetin reklamlarını görüyoruz. Bunlar kime gösteriliyor? Ben anlamıyorum bu reklamlar ücretli değil mi? Ücretli ise kamu kaynakları reklamlar için mi tüketiliyor? Ücretsiz ise kim, neden böyle bir hizmet sağlıyor belediyemize, bunu bilmek istiyoruz. Bedava ise ticari amaçları olan bir şirket bunu neden bedava yapar diye sorgulamak lazım. Şirket bunu babasının hayrına yapmıyor sonuçta. Bunun çok da akılcılıkla, verimli yönetimle ve kaynakları verimli kullanmayla alakalı olduğunu düşünmüyorum.

Beşirli sahilinde yeşil alan neden kazıldı?

Beşirli sahil kesiminde yeşil alanın kazılması ve o şekilde 3 ayı aşkındır durması aslında kentimizin nasıl yönetildiğinin aynasıdır. Ortak akıl sözde değil özde olmalı. O alan kazılmadan ve kazılma kararı alınmadan evvel kimin haberi vardı? Meclisin haberi yok, Karayolları’nın haberi yok, yazışma yok, proje mükellefinin haberi yok. Üstüne üstlük orada Karayolları ana caddede hızlı seyreden bir trafiğin yanında yapılması düşünülen her ne ise insan canı açısından da önemli riskler ve tehlikeler oluşturmaktadır. Böyle bir konuyu ilgili merciler ile istişare etmeden tamamen kapalı devre bir anlayışla kentin yeşil alanının kazılması ve o enkazın 3 aydır o şekilde durmuş olması Trabzon'un nasıl yönetildiğini göstermektedir. Önerim, yapılan hatadan ve emrivakiden bir an evvel dönülerek o alanın eski yeşil haline getirilmesidir. Böyle bir vahim hatayı sivil toplum örgütleri ve yerel medyanın öne çıkarmamış olması veya cılız kalması düşündürücüdür.

karadeniz gazetesi


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
sanalbasin.com üyesidir