Ana Sayfa Siyaset Cumhurbaşkanlığı'nda MHP'nin izleri

Cumhurbaşkanlığı'nda MHP'nin izleri

Haftalardır süren görüşmeler sonunda hazırlanan anayasa teklifinde MHP’nin izleri özellikle Cumhurbaşkanı’nın yetkilerinin sınırlanması ve sorumluluklarının artırılması başlıklarında toplanıyor. Bunlardan biri AK Parti’nin ucu açık bırakılmasını istemesine rağmen MHP’nin talebiyle kararname yetkisinin yürütme alanı ile sınırlanması.

Giriş Tarihi: 11 Aralık 2016 Pazar 11:12
Cumhurbaşkanlığı'nda MHP'nin izleri

Milliyetçi Hareket Partisi ile AK Parti arasında haftalardır süren görüşmeler sonunda hükümet sisteminin değiştirilmesine ilişkin Anayasa değişikliği çalışması tamamlandı. Düzenlemede MHP’nin parmak izleri bir kaç maddede net olarak görülüyor.

‘Yetkileri sınırlandı’

MHP yetkilileri, partinin en önemli etkisini “Cumhurbaşkanı’nın yetkileri sınırlandı, sorumlulukları artırıldı” olarak ifade ediyor.

Bu tek cümle, Meclis’e sunulan teklifin birbirini takip eden iki maddesinde yer alıyor. Bunlardan birincisi Cumhurbaşkanı’nın kararname çıkarma yetkisinde yer alan sınırlamalar. Örneğin 9’uncu maddede yer alan şu ifade:

“Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenemez. Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda farklı hükümler bulunması halinde kanun hükümleri uygulanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin aynı konuda kanun çıkarması durumunda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir.”

Yani Cumhurbaşkanı anayasaya aykırı kararname çıkaramayacağı gibi, Meclis’in aynı konuya ilişkin bir kanun çıkarması durumunda Cumhurbaşkanı’nın kararnamesi geçersiz kalacak. Ak Parti’nin bu konudaki önerisinin “Ülkenin genel politikaları üzerinde tamamen ucu açık” nitelikte olduğu ifade ediliyor. MHP yetkililerinin verdiği bilgiye göre bu maddeye Cumhurbaşkanı’nın önerisiyle yürütme yetkisine ilişkin kararname çıkarılabileceği ibaresinin eklendi.

‘Sorumlulukları arttı’

Cumhurbaşkanı’nın sorumluluklarını düzenleyen ve MHP açısından önemli olan “hesap verme” konusu ise hemen bu maddeden sonra 10’uncu maddede düzenleniyor.

Bu madde Cumhurbaşkanı hakkında salt çoğunlukla soruşturma açılmasına izin veriyor. Ancak halk tarafından seçilmiş Cumhurbaşkanı’nın aynı çoğunlukla Yüce Divan’a gönderilmesinin ülkede siyasi krize sebep olabileceği gerekçesiyle bu konuda aranan çoğunluk çıtası yükseltiliyor. MHP yetkilileri bu noktada ülkenin istikrarının da gözetildiğini belirtiyor.

Al Jazeera’nin MHP kaynaklarından aldığı bilgiye göre AK Parti’nin ilk önerisinde bu konuda sadece “Meclis araştırması açılır” ifadesi yer alıyordu.

Teklifin 19’uncu maddesinin C fıkrasında yer alan ve Cumhurbaşkanı’nın veto yetkisini düzenleyen maddenin de MHP’nin talebi doğrultusunda değiştiği belirtiliyor. Buna göre mevcut anayasada Cumhurbaşkanı ile Meclis arasındaki kanun veto yetkisi şu ifadeyle düzenleniyor, “Türkiye Büyük Millet Meclisi, geri gönderilen kanunu aynen kabul ederse, kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır.”

Meclis’e sunulan anayasa teklifi bu maddede geri gönderilen ifadesinden sonra “üye tam sayısının salt çoğunluğu” ibaresini ekliyor. Yani TBMM salt çoğunlukla Cumhurbaşkanı’nın geri gönderdiği kanunu kabul ederse kanun yayınlanacak. MHP yetkilileri AK Parti’nin bu konudaki ilk önerisinin “beşte üç” olduğunu bilgisini verdi.

Ayrıca Cumhurbaşkanı tarafından yayınlanacak OHAL kararnamesinin TBMM tarafından 30 gün içinde onaylanmaması durumunda yürürlükten kalkacağı ifadesinin de yine MHP’nin talebiyle teklife eklendiği belirtildi.

‘İlişkiler netleşti’

MHP tarafından partinin tüm çalışmalar boyunca gözettiği belirtilen bir diğer başlık ise “Kuvvetler arasındaki ilişkilerin netliğe kavuşturulması”.

Zaten bu teklifin tamamını kapsayan bir başlık. Yürütmenin başının Cumhurbaşkanı olması, Başbakanlığın kaldırılması, bu başlık altında yer alan unsurlar arasında.

MHP tarafından en önemli kazanım olarak altı çizilen ise daha önce tartışılan bazı maddelerde “konunun kapanmış olması”.

MHP yetkilileri, daha önce tüm partilerin birarada masaya oturduğu anayasa değişikliği çalışmalarında gündeme gelen ilk dört maddede, vatandaşlık tanımlamasının yer aldığı 66’ıncı maddede, eğitim dilinin Türkçe olarak belirlendiği 42’inci maddede değişiklik yapılmamış olmasının çok önemli olduğunu belirtiyor.

 Kaynak: Al Jazeera


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
sanalbasin.com üyesidir